Jane Goodall’ın sözleri 2026’nın ilk haftasında umudu hatırlattı

Primatolog Jane Goodall’ın gençlere ve çevreye dair sözleri, 2026’nın ilk haftasında umut, sorumluluk ve bireysel değişim çağrısını yeniden gündeme taşıdı.

Jane Goodall’ın sözleri 2026’nın ilk haftasında umudu hatırlattı

"Gençler bana sık sık 'Dünyayı değiştirebilir miyiz?' diye soruyor. Ben de onlara diyorum ki: Siz zaten değiştiriyorsunuz." diye yanıt vermiş çok değerli, rahmetli Jane Goodall.. Ve sonrasında da şu cümleyi eklemiş: "Çocuklarımızdan dünyayı ödünç almadık; onu onlardan çaldık. Ve şimdi geri ödeme zamanı."

3 ay önce Jane Goodall aramızdan ayrıldığında şöyle bir yazı yazmıştım kendisi hakkında.. https://lnkd.in/dy_2PWG4 Ve böyle anlatmaya başlamışım kendisini: Jane Goodall, bilmiyorum kendisini tanır mısınız? Ben çok yakından tanıyorum. Onun yazdıklarıyla, deneysel çalışmalarıyla, bu yaşama kattıklarına imrenerek büyüdüm diyebilirim. Jane Goodall, 20. yüzyılın en etkili bilim insanlarının başında geliyor. Sayamayacağım kadar çok sıfatı var.. Primatolog, etolog, doğa koruma alanında güçlü bir aktör, gençlere ve gençliğe ilham veren çok güçlü bir aktivist.

İkinci bir paylaşımı da buradan yapmışım: https://lnkd.in/dVe652KH

Belirsizliğin giderek arttığı zamanlarda, yaşam deneyimlerim bana hep aynı şeyi söyler. "Değiştirebildiklerine odaklan Can".. Bu yaşamda her zaman bu kuralı, kendi yaşam kuralım haline getirmişimdir. Hayal ettiğim, hayalini kurduğum dünyada neleri değiştirebiliyorum? Bu değişim için her gün bir adım bile atsam, o adımı mutlaka atabilmenin imkanlarını zorluyorum kendimce. Bazen ormana bakmak kadar, ağacın detaylarına da inmek gerekir diye düşünüyorum. Sadece ormana üstten baktığımızda, ormanda neler olup bittiğini göremeyiz. O nedenle ağaçların, ormanın detaylarına da inmeliyiz her zaman. O detayları öğrendikten sonra, yeniden tepeden bakabiliriz. Jane, yıllarca ormanda hayvan davranışlarını gözlemlemek için yaşadığında şu sözlerle bize olan biteni aktarmıştı: "Ormanda geçirdiğim zamanlarda şunu öğrendim: Her şey birbirine bağlıdır. Bu muazzam yaşam ağında tek bir ipliği bile kopardığınızda, tüm ağ titrer. Ve bize Çevreyi korumak ile ekonomik kalkınma arasında bir seçim yapmak zorunda olduğumuzu söylüyorlar. Bu yanlış bir ikilem. Çevre yoksa, ekonomi de yoktur."

Bugün kendisinin röportajlarından oluşan, Türkçemize de çevrilen "Umudun Kitabı" kitabını okurken, gelecek adına içimdeki umudu her daim nasıl canlı tutabildiğimi sorguladım. Detaylara indikçe yine kendisinin sözlerini hatırladım. Der ki; "Her birey önemlidir. Her bireyin bu hayatta bir rolü vardır. Ve her birey, her gün bir fark yaratır. Yaptığınız her şey bir fark yaratır ve ne tür bir fark yaratmak istediğinize karar vermek zorundasınız." der.

2026'nın ilk haftasında, gelecek adına çokça kararlar vermek zorundayız. Geleceğe devam etmekten başka çaremiz yok. Ve oraya nasıl varacağımızı seçmek durumundayız.

İçinizdeki umudun, geleceğinizi aydınlattığı bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Can KAYACILAR

Endüstriyel Bilim İnsanı