İtalyanlarla çalışıyorum...

Şirket sahibi bizi kırk yıllık dostu gelmişcesine buyur etti, sohbet ettik, fabrikayı gezmeye başladık.

İtalyanlarla çalışıyorum...

İtalyanlarla çalışıyorum...

Dive System ile uluslararası bir fuarda görüşme yapmış, prensip olarak TR mümessili olmak için anlaşmıştık.

Sıra fabrika ziyaretine gelmişti.
Sabah ilk uçuşla Roma'ya, sonra araba kiralayıp yola düştük. Planlanan saatte oradaydık.

Fabrika'da resepsiyonda karşılandık.
Şirket sahibi bizi kırk yıllık dostu gelmişcesine buyur etti, sohbet ettik, fabrikayı gezmeye başladık.

İmalat, dijital teknolojiler, montaj, Ar Ge'yi detaylı gezip, çalışmalarına ilişkin bilgileri aldıktan sonra ve saatler hayli ilerlerken artık ekiple kendi toplantımıza geçeceğimizi düşünüyordum, meğer yanılmışım.

'Haydi yemeğe gidelim' dedi sevgili Paolo, kendimizi yöneticilerle birlikte arabalarda buluverdik.

Toscana Bölgesi'nde küçük bir kasabadayız, orada akşam konaklayacağımız bir çiftlik evi var. Birkaç odası, girişteki şarküteri ve restoranı ile tam bir aile işletmesi burası, kalktık gidiyoruz.

Herkesin herkesi tanıdığı küçük bir yerde olduğumuz besbelli, çünkü restoranda hal hatır soranların bolluğundan, akraba, eş dost ilişkilerinin ne denli iç içe geçtiği bir yerde bulunduğumuzu farketmemek imkansız artık.

Derhal mis gibi beyaz örtüler masalara seriliyor, gıcır gıcır bardaklar, tabaklar, Toscana'ya mahsus tadımlıklar, şaraplar, makarnalar, sarımsaklı ekmekler, zeytinyağı, reyhan, kekik gibi güzellikler masayı süsleyiveriyor.

'Bu da nerden çıktı' diye telaşla gittiğim yemek, dost meclisine dönüşüyor.

Hayatın tam içinden günlük rutinlerine, kahkahalarına, sıcak, çoşkulu hallerine ortak oluveriyorum. Onların bütün meseleleri çözmek, gerekirse iş toplantılarını dahi yapmak için sadece bir yemek masasına ihtiyaçları olduğunu görüyorum ve bir İtalyan ile samimi bir iş ilişkisi kurmak için geniş ailelerine kabul edilmeniz gerektiğini anlıyorum.

Onlar hem yaptıkları iş ile gururlanan, tam manasıyla ruhlarını katan ve hem de keyiflerinden fedakarlık yapmayan ve bu ikisini ayrılmaz biçimde tek bir paket olarak yaşayan dünyadaki tek millet olabilirler.

Ertesi akşam evinde, eşinin kendi elleriyle bizim için pişirdiklerini yemek üzere davet edildiğimizde geniş ailenin ne demek olduğunu artık biliyorum.

Dün İtalya'dan misafirimiz vardı. Akşam pişirdiklerimle ağırlamak üzere evimize davet ettim:)
İnanın bana yakın olduğunuz bir İtalyan evinizde yemek yemeyi, İstanbul'un en gözde Michelin yıldızlı restoranına tercih eder.
Nitekim, samimi bir yemek ve bir toplantı oldu bu. 2025 yılının yeni projeleri için sabırsızlanmaya başladım bile.

Misafirimize İtalya'da araç kiraladığım şirketten gelen mektubu gösteriyorum.
Kahkaha atıyor ve tüketici mahkemesi kararıyla bana 50 Eu ödeme yapmaları gerektiğini söylüyor.

Benim ilgimi çeken, resmi yazışma dahi olsa mektuba kararın can sıkıcı ve sevimsiz olduğunu ilave etmekten imtina etmemeleri oluyor.