İşinde mutsuz olan bir arkadaşım var.

*İlk adım, sorunları halı altına süpürmeden, mevcut durumla yüzleşmek olmalı.

İşinde mutsuz olan bir arkadaşım var.
İşinde mutsuz olan bir arkadaşım var. Ben de ona, bir yazımın altına Aykut Anıl Aydın’ın eklediği yorumu iletmiştim. Aykut Bey’in yorumu, Stockdale Paradoksu’na ilişkin bilgi içeriyordu.

Mesajı ilettiğim arkadaşım beni aradı ve Stockdale Paradoksu hakkında yaptığı sonraki okumaların; bu bakış açısını özümsemenin ona çok iyi geldiğinden bahsetti.

*

Sahiden de inceleyince, Stockdale Paradoksu yaşamlarımızı anlamlandırmaya etki edebilecek bir hikaye ve çıkarım içeriyor.

Paradoks, ismini Vietnam Savaşı sırasında 8 yıl esir kampına düşen Amiral Stockdale’den alıyor. Hem yazdığı kitabında hem de verdiği röportajlarda onu sekiz yıl boyunca hayatta tutan şeyin içinde bulunduğu koşullarla yüzleşmek ve sonuca inanmak olduğunu anlatıyor Stockdale.

“Kamptan sağ kurtulamayanların ortak bir özelliği var mıydı?” diye Amiral’e sorulduğunda, “Evet, hep iyimser düşünenler sonuna kadar dayanamadılar.” diyor.

Ve devam ediyor:

“Onlar, Noel gelince buradan kurtulacağız diye beklerlerdi. Noel geldiğinde hâlâ orada olduğumuzu görünce, bu sefer Nisan’da Paskalya’da çıkarız beklentisine kapılırlardı. Paskalya gelip, geçer; bu kez de Kasım sonunu, Şükran Günü’nü beklemeye başlarlardı.
Ve daha sonra Noel’i.

Ta ki kırılan kalpleri daha fazla dayanamayıncaya kadar.”

Özetle şöyle demek istiyor Stockdale:

Hem içinde bulunduğun gerçeklerle dürüstçe yüzleş hem de sonunda başarıya ulaşacağına olan inancını hep koru.
İyimserliğin "gerçekçi" olsun. Eylem planını kurgula ve disiplinli ol.

Nitekim, Stockdale'in "gerçekçi iyimserlik" dediği şey de esasen "umut"a karşılık geliyor.
Umut, bir gelişme için veya inandığımız değerler için sadece iyimser olmayı değil; aynı zamanda mücadeleyi de içerir.

*

Tesadüf oldu; Emre Başkan
’ın 6 yıldır Türkiye iş dünyasının nabzını tuttuğu araştırmaların geçen seneki bölümü de beyaz yakalı çalışanların "umut" seviyelerini mercek altına alıyordu. Hatta geçen Ağustos’ta verdiğim link aracılığıyla bu araştırmaya sizler de katılmıştınız.

Sonuçlara bakıldığında, araştırmaya katılan her 2 kişiden 1'i önceki senelere kıyasla kendini daha umutsuz olarak nitelendirmiş.
Kurumlarda genel müdür seviyesinden sonraki seviyelere indikçe umudun azaldığı gözlenmiş.

Hem şirketlere hem liderlere hem de çalışanlara ışık tutan bu çalışmaya bir de Stockdale lensinden baksak nasıl olur?

*İlk adım, sorunları halı altına süpürmeden, mevcut durumla yüzleşmek olmalı.

*kinci adım da, ister bir organizasyona liderlik eden biri olarak, ister "kendimizin lideri" olarak, değiştirmek istediğimize inancımız tam olmalı.

Sizden isteğim, eğer bir kurum çalışanıysanız aşağıdaki bağlantıdan bu yılın araştırmasına da katılmanız. Anonim olan anket 5–6 dakika sürüyor. Sonuçları Harvard Business Review Türkiye’de yayımlanacak.

https://lnkd.in/dApq_MqA

*

Raporunun sonunda "Hâlâ umut var." diye yazıyor Emre.

Biliyorum, umudu korumak kolay değil. Ama Emre'nin sözlerini şöyle tamamlayayım:

"Yüzleşmeyi bil. Değişime inan. Ve eyleme geçmeden mucize bekleme."

Damla Ömür Tantekin

Founder of D Strategy | Advisor&Writer | Speaker 
Bu resim için alternatif metin açıklaması yok