İnsuyu Mağarası kurudu: Doğa harikası tehlike altında

Burdur’daki İnsuyu Mağarası’nda göllerin tamamen kuruması çevre endişelerini artırırken, mağaradaki tahribat uyarıları ve sürdürülebilirlik tartışmaları gündeme geldi.

İnsuyu Mağarası kurudu: Doğa harikası tehlike altında

             Antalya Afyon arası giderken hep geç saatlerde denk gelip şu insuyu mağarasına da bir türlü gidemedik diyip duruyordum. Burdurda yol üstünde olan bu mağara an itibariyle suyu kurumuş sadece ini kalmış durumda. Buraya da geç kalmışım, ülkemdeki pek çok doğa harikasında olduğu gibi.. Bu hali de tehlike altında bide, her yeri sarkıtları koparmayın, duvarlara yazı yazmayın uyarılarıyla dolup taşmış. içinde bir dilek golü de var. Bu dilek gölüne kağıt para da atabiliyorsunuz üstelik. Tek damla su kalmadığı için.. Oğlum da cebindeki madeni paraları vaktiyle göl olan her bir çukura "lütfen yine göl olsun" diyerek dilek haklarını kullandı. Kendine hayrı olmayan dilek gölleriyle dolu bu doğa harikası mağarayı gezerken bir de mağaza reklamına denk geldim.

           Ticaret ve de basiretsizlik her yerde. Bundan yüzyıllar sonrasi bu mağaralar incelenirken acaba "Alp Giyim" yazısını nasıl yorumlayacak tarihçiler Biz bizden öncekilere pek büyük anlamlar yükleyerek acaba hata mı ettik. Belki insanlık, gelişim sandığımız aşamalarda aslında pek de yol katedemedi. Hep küçük menfaatler ve günü kurtarmalık işler peşinde koştu durdu.. Hani bir hikaye vardı.. Eğer bir aslanın gün boyu verdiği hayat mücadelesini takip ederseniz o ceylanı yakalama anı size mutluluk verir, ama ceylanın verdiği hayat mücadelesini takip ederseniz aslanın onu avlaması sonsuz bir öfke uyandırır. Mesele sadece hangi hikayeyi daha uzun süre takip ettiginizde. İnsanın hikayesi artık pek iç açmıyor gibi...

            Doğanın hikayesi ise pek bi acıklı olmaya başladı. Bakınca da sürdürülebilirlik, çevre, doğa, etik, hak, hukuk pek bi yükselişte.. Öyle ki bin proje geliyor bin panel gidiyor.. Mevzuat, yaptırım, raporlama derken.. Insuyu mağarasındaki göller kurumuş, burdur golü de keza aynı durumda.. İçinde su olmayan göller ve içinde bilim olmayan etkinlikler birbiriyle yarışır hale gelmiş.. Sahtekarlık sendromu denen bir durum var bir de mesela.. Bilmediklerinin bilindigini bilip içten içe korku duymak gibi birşey. Kimsenin birşey bilmediği bir yerde herkesin her şeyi bilme rantı da elbet bir yere kadar.. Kaldi ki damlaya damlaya da göl olmuyormuş. İnsuyu mağarasındaki son damlaları ispat için çektim.

Sevda Bora Çınar

Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Dr. Öğretim Üyesi