İmamoğlu’ndan AB’ye sert mesaj: Türkiye’yi Rusya ve Çin’le aynı kefeye koymayın

Ekrem İmamoğlu, Politico için yazdığı mektupta AB’ye Türkiye mesajı vererek, Ursula von der Leyen’in açıklamalarına tepki gösterdi ve stratejik ortaklık vurgusu yaptı.

İmamoğlu’ndan AB’ye sert mesaj: Türkiye’yi Rusya ve Çin’le aynı kefeye koymayın

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı İmamoğlu, Politico için kaleme aldığı mektupta Avrupa Birliği’ne dikkat çeken bir çağrı yaptı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi Rusya ve Çin’le aynı düzlemde anmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Türkiye, AB kapısında bekletilebilecek bir ülke değildir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden Politico için kaleme aldığı mektupta Avrupa Birliği’ne Türkiye mesajı verdi. İmamoğlu, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi Rusya ve Çin’le aynı bağlamda anan sözlerine tepki göstererek, bunun Avrupa Birliği’nin kendi jeopolitik gerçekleriyle çeliştiğini savundu.

İmamoğlu, mektubunda Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden biri ve NATO’nun önemli bir parçası olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisi, enerji hatları, göç yönetimi ve sanayi üretimi bakımından vazgeçilmez bir konumda bulunduğunu belirten İmamoğlu, Brüksel’e “Türkiye’yi dışlayan bir Avrupa eksik kalır” mesajı verdi.

VON DER LEYEN’İN SÖZLERİNE TEPKİ

İmamoğlu’nun mektubunda en dikkat çeken bölüm, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB bölgesinin “Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması” gerektiği yönündeki açıklamasına verdiği yanıt oldu.

İmamoğlu, Türkiye’nin Rusya ve Çin’den temelden farklı bir aktör olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’yi Rusya ve Çin’le aynı düzlemde değerlendirmek, AB’nin kendi jeopolitik gerçekliği ve stratejik vizyonuyla çelişmektedir.”

İmamoğlu’na göre Türkiye, Avrupa’nın kurumsal yapılarıyla uzun yıllara yayılan bir entegrasyon ilişkisine sahip. Bu nedenle Ankara’nın, Avrupa için dışarıdan gelen bir tehdit gibi değil, doğrudan ortaklık ilişkisi bulunan stratejik bir ülke olarak görülmesi gerekiyor.