Hukuk ve Güven: Kurallar Olmadan Toplum Ayakta Kalabilir mi?

Hukukun belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri, toplumun güven duygusunu şekillendirir. Kuralların uygulanmadığı bir düzen, hukukun temel prensiplerini sarsar.

Hukuk ve Güven: Kurallar Olmadan Toplum Ayakta Kalabilir mi?

Yapı olarak minyon biriyim. Doğal olarak çocukken de bu durum farklı değildi. Oyun oynarken kuralları ihlal eden fiziksel olarak benden üstün olan çocuklara bile tepki gösterirdim. Oyunun kuralları hepimiz için geçerliydi. Araya iyi bir abla ya da abi girmezse, tepkim için en hafif yolla oyundan çıkarılırdım. İş daha büyüdüğünde de gözyaşları içinde eve dönerdim. O dönemde annem ise, gösterdiğim tepkinin doğruluğunu, mızıkçılık yaparak oyunu kazanmanın yanlışlığını anlatıp beni teselli ederdi. Gücün kuralları kendine yontma yaklaşımı beni her daim rahatsız etti. Gel zaman git zaman üniversite dönemim başladı. Hukuk eğitimi almak hayattaki en büyük şanslarımdandı. Hukuk Fakültesinde hepimiz aynı kurallara tabi olarak eğitim aldık, mezun olduk. Derken iş hayatı başladı. Yaşamın çeşitli evrelerinde gördüklerimden, oldum olası Hukuk’un sevilen bir alan olamadığını gözlemledim. Hukuk, tali unsur olarak algılanıyordu, hiçbir zaman diğer alanlar gibi herkesi mutlu edecek bir yapı olmadı, olamazdı da. Sürekli kurallar vardı. Hukuk, yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenler arasında sınır çiziyordu. Limitleri belirliyordu.

İstenilen çözümü sunamadığında herkesin hukuk yok diye feveran ettiği bir alandı. Hukukta olması gerekenlerse; istenileni karşılamak yerine belirlilik, öngörülebilirlik ve yeknesaklıktı. Hukukun kalbine hançeri ise çifte standartlılık saplıyordu.Oysa sınırlar netti; tıpkı kırmızı ışıkta geçmenin cezası gibi; ben de, siz de, bir başkası da geçse kural ihlalidir. İstisnası yok muydu? Elbette vardı ancak o da dar tutulurdu. İstisnalar niye azdı? Asıl olan kurala uyulması olduğundandı. Hukukta istisnalar ne kadar artarsa, kurala olan uyum da o kadar azalırdı. Kurala uyanlar bile bir süre sonra nasıl istisna içine girerim diye araştırırdı. Böylece kimse kurala uymaz hale gelirdi.Ne de olsa, çocukken kural ihlali yapanlar büyüyüp yetişkin olmuştu. Tüm bunlar da maalesef toplumun yapı harcı olan güveni zedelerdi. Onun için hukuktaki yeknesaklık güvenle siyam ikizidir. Birini ayırırsanız diğeri ölür. Güvenin sözde varlığı olmaz. Güven ya vardır, ya yoktur.

Özlem Akyüz Atamer

Kale Grubu şirketinde Head of Legal