HATIRLA!
15 Mayıs 1919 İzmir çıkartması ve 10 Ağustos 1920'de SEVR ANTLAŞMASI imzalandıktan sonra, 7 Eylül 1920'de Yunan meclisi şu kararı almıştı:
- "Yunan âlemi Elefterios Venizelos'u Yunanistan'ın hâdimi, vatanın kurtarıcısı ve koruyucusu olarak selâmlar!"
Venizelos, Yunan ordusunu 1922'de Anadolu'da hezimete uğratmışsa da, Lozan konferansı'nda âdeta bunun intikamını almış, TÜRKİYE burnunun dibindeki EGE ADALARI'ndan mahrum edilmiş, BATI TRAKYA mağlup Yunanistan'da kalmış,
yaptıkları bütün katliam ve tahribata rağmen Yunanistan'dan SAVAŞ TAZMİNATI alınamamıştı!.. Ayrıca İstanbul'da hain Rumları'nın, ve fesat yuvası PATRİKHANE'nin yerinde kalması engellenememiştir! Ünlü Yunan generali ANDONEKEA'nın dediği gibi, LOZAN'da gerçek zaferi, Mandacı İsmet paşa değil, Venizelos kazanmıştır!.. (Nikola A. Andonekea, Politiki Istoria Eledos, 1821-1950, Atina, 1953) Bunu yazmakla LOZAN ANTLAŞMASI'na karşı olduğumuz sanılmasın!.. Tam tersine, TÜRKİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜ LOZAN'LA KORUNABİLİR!.. Kastettiğimiz, alabileceklerimizin ancak BİR KISMI'nı alabildiğimizdir!
Venizelos, MEGALO IDEA'nın bugüne kadar yaşamasını, KIBRIS, EGE BÖLGESİ, TRAKYA, İSTANBUL ve TRABZON (PONTUS) üzerinde Yunan taleplerinin sürmesini sağlamıştır!
Biz ise MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK'ün TÜRK BİRLİĞİ, MUSUL-KERKÜK, EGE ADALARI ve KIBRIS üzerinde söylediklerini, VASİYET'ini bile unuttuk!.. Hatta GÜNEYDOĞU ANADOLU'yu "verip kurtulmak" isteyen hainleri bile Başbakan yaptık! Adı Türk, kendi kanı bozuklar 6-7 EYLÜL olaylarını bahane ederek Türkler'i "vahşet"le, "barbarlık"la suçladılar, hâlâ da suçluyorlar!.. Türkler'e ve Müslümanlar'a 180 yıldır zulüm soykırım yapan Rumlar'ın marifetlerini unutturmaya çalışıyorlar!
VENİZELOS, ilk defa GİRİT İSYANI'nda ve GİRİT'teki TÜRK katliamında adını duyurmuş, şöhret kazanmıştı. Bu isyanın elebaşlarından biri idi. Eski BİZANS'ı yeniden kurmak, bütün Yunanlar'ın olduğu gibi onun da hayaliydi. Hatta Yunanistan'ın sınırlarını BÜYÜK İSKENDER'in ulaştığı yerlere taşımayı düşünüyordu!..
Halbuki ETRÜSK asıllı olan MAKEDONYALI İSKENDER, Grek bile değildi!.. Grek-Yunan olmak şöyle dursun, kadim Yunanistan'ı bir uçtan diğer uca çiğneyerek imparatorluğuna katmıştı!.. İSKENDER'in Yunanistan'la tek ilgisi babası Kral FİLİP'in ARİSTO'yu ona hoca olarak tutmasıydı!
Yunanlar, hiç bir zaman MAKEDONYA'ya hâkim ve sahip olmamışlardır. DOĞU ROMA demek olan BİZANS İMPARATORLUĞU da, hiç bir zaman M.Ö. 300'lerde silinen eski GREK-YUNAN şehir devletleri ile alâkalı değildi. Eski Yunan medeniyetinin Bizans'la ve Avrupa ile bağlantısının kurulması, kendilerine şerefli bir geçmiş arayan Hıristiyan Batı Avrupa aydınlarının uydurmasından öteye gitmez!
Bugünkü Rumlar'ın (ki, Romalı demektir) veya Yunanlar'ın o medeniyetle hiç bir ilgisi olmadığı; MORA İSYANI, GİRİT İSYANI, BALKAN HARBİ'nde olduğu gibi 1919-1922 ANADOLU ve TRAKYA işgâlinde, ve 1950'den itibaren KIBRIS'ta yaptıkları ile ortaya çıkmıştır.
Venizelos, - "Gençliğimizden beri ben, SİKİRİOS adasını (Ege Denizi'nin tam ortasındadır) ELENİZM'in coğrafî merkezi saymışımdır!" derdi...
İlk başvekilliği sırasında (1910-1915) Kral Konstantin'e, "Alman siyasetinden vazgeçerek, İtilaf Devletleri safına dahil olmasını" teklif etmiştir!
31 Ocak 1915'te Kral'a yazdığı bir mektupta, Yunanistan'ın ANADOLU'dan istediği toprakların 125.000 kilometre kareyi geçtiğini" belirtmişti!.. Böylece BALKAN HARBİ sonucu BİR MİSLİ büyümüş olan Yunanistan, BİR MİSLİ daha büyüyecekti!.. Fikrini kabul ettiremeyince, istifa ederek Selânik'e gitmiş, oradaki İHTİLÂLCİLER GRUBU'nun başına geçmiştir!
1917'de Kral Konstantin'in tahtı terketmesi üzerine, yenine gelen Aleksandr, onu tekrar Başvekil yaptı. Venizelos da, 15 Mayıs 1919'da, sırtını dayadığı İngiltere'nin desteği ile emellerini gerçekleştirmek üzere, Yunan ordusunu İZMİR'e çıkardı!