GÜMÜŞİ İZİN BİLGELİĞİ: İŞ HAYATINDA ASLAN OLMAKTAN DAHA ÖTESİ..
İş dünyasında görünür güç yerine kalıcı etkiyi savunan “Gümüşi İz Felsefesi”, sessiz ama sürdürülebilir başarının iz bırakma kapasitesine dikkat çekiyor.
İstanbul’un gri, puslu sabahında camlara vuran yağmurun o toprak kokulu şarkısı yükselirken, gözüm kaldırımlarda ve duvar diplerinde süzülen sessiz yolculara takılıyor:
SÜMÜKLÜ BÖCEKLER.
Küçükken en sevdiğim hayvanlardı onlar. Akranlarım uğur böceklerinin veya kelebeklerin peşinden koşarken; bense o yavaş, acelesiz ve sessiz gezginlerin hayranıydım.
Kendi GÜMÜŞİ İZLERİNİ takip ederek, en keskin yüzeylerin üzerinde bile incinmeden süzülüşlerini izlemek bana bir tür büyü gibi gelirdi.
Yıllar sonra bugün anlıyorum ki; iş dünyasında çoğumuz ASLAN olmayı, dışarıdan görkemli ve güçlü görünmeyi hedefliyoruz.
Ancak aslanın hayatta kalması için sürekli kükremesi, hükmetmesi ve gücünü kanıtlaması gerekir; bu da muazzam bir ENERJİ KAYBI ve sürekli bir çatışma demektir.
Oysa aslanın sesi rüzgarla dağılıp giderken, sümüklü böcek geçtiği her yere gümüşi bir imza atar.
KÜKREMEK anlık bir gürültüdür ama bıraktığınız o PARILDAYAN İZ; yani yaptığınız işin kalitesi, kurduğunuz sistem ve hazırladığınız her bir döküman, siz odada yokken bile sizin adınıza konuşmaya devam eden KALICI BİR GÜÇTÜR.
Üstelik aslan kendi sınırlarını korumak için yorucu savaşlar verirken, sümüklü böceğin dünyasında SINIR YOKTUR.
Kabuklarından, yani EGOLARINDAN ve katı statülerinden kurtulmuş bir ruh, aslanın giremediği en dar kapılardan geçer, en yüksek duvarlara tırmanır.
Çoğumuzun kendimizi korumak için inşa ettiğimiz o ağır KABUKLAR bizi yavaşlatan birer yüke dönüşürken, sümüklü böcek bu HAFİFLİĞİ sayesinde her türlü ekonomik ve kurumsal daralmadan süzülerek çıkmayı başarır.
SESSİZ GÜÇ tam olarak budur; kimse bir sümüklü böceğin geldiğini duymaz ama geçtiği yerdeki o gümüşi parıltı her şeyi anlatır.
İş dünyasında da en etkili profesyoneller, GÜRÜLTÜ YAPMADAN en büyük işleri bitiren ve arkasında hayranlık uyandıran bir düzen bırakanlardır.
Dışarıdan bakıldığında YUMUŞAK görünmek, bir şeyi başaramayacağınız anlamına gelmez.
İnsanların içine bakmadan, o sessiz duruşun ardındaki CEVHERİ görmeden kimin daha yüksek bir İRADEYE, daha keskin bir ZEKAYA veya daha sarsılmaz bir güce sahip olduğunu asla bilemezsiniz.
Bazen en yumuşak olan, en sert olanı zamanla ALT EDER.
Bazen en büyük dersler, en umulmadık yerlerde saklıdır; tıpkı bir yağmur sabahı kaldırımda süzülen o küçük dostumuzun bıraktığı parıltıda olduğu gibi.
Artık ne zaman bir sümüklü böcek görseniz veya iş hayatında Aslanların gürültüsünden yorulsanız, bu GÜMÜŞİ İZ FELSEFESİ size rehberlik etsin.
ASALET sadece Kükremekte değil, En zorlu zeminlerde bile kendi Cevherini koruyarak parıldayabilmektedir.
Yolunuz hep o Gümüşi İz gibi Parlak, Adımlarınız Sarsılmaz olsun!









