Göz kapağı estetiğinde hacim koruyucu yeni dönem

Prof. Dr. Ahmet Karacalar, göz kapağı estetiğinde yağ dokusunu koruyan ve yeniden konumlandıran tekniklerin “çukur göz” riskini azalttığını açıkladı.

Göz kapağı estetiğinde hacim koruyucu yeni dönem

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 21 ŞUBAT 2026

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, göz kapağı estetiği ameliyatlarında eski “fazla dokuyu çıkarma” anlayışının yerini hacim koruyucu ve yağ yeniden konumlandırma tekniklerine bıraktığını açıkladı.

Yüz gençleştirme operasyonları arasında en sık uygulanan işlemlerden biri olan göz kapağı estetiğinde (blefaroplasti) cerrahi yaklaşımın değiştiğini belirten Karacalar, yeni yöntemlerin uzun vadede daha doğal ve dengeli bir görünüm sağladığını ifade etti.

Geleneksel yaklaşımdan hacim koruyucu tekniklere

Prof. Dr. Karacalar, geleneksel yöntemlerde deri, kas ve yağ gibi fazla dokuların çıkarılmasına odaklanıldığını belirterek, güncel uygulamalarda göz çevresinin estetik bütünlüğünün korunmasının öncelik kazandığını söyledi.

“Geleneksel yaklaşımlarda fazla dokuyu çıkarmak temel hedefti. Oysa günümüzde hacim koruyucu teknikler tercih ediliyor. Özellikle yağ yastıkçıklarının tamamen alınması yerine yeniden konumlandırılması, daha dinamik ve genç bir ifade sağlıyor” dedi.

Uzmanlara göre geçmişte sıkça uygulanan aşırı doku çıkarımı, bazı hastalarda zamanla “çukur göz” olarak tanımlanan, göz çevresinde boşalmış ve yorgun bir görünüme yol açabiliyor. Yeni teknikler ise bu riski azaltmayı hedefliyor.

“Amaç sadece fazla deriyi almak değil”

Operasyonun temel felsefesinin değiştiğini vurgulayan Karacalar, göz kapağı estetiğinin artık yalnızca fazla deriyi alma işlemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Göz çevresi, yüz estetiğinin merkezinde yer alıyor. Amaç sadece fazla deriyi almak değil; göz çevresinin bütüncül estetik dengesini korumak olmalı” ifadelerini kullandı.

Blefaroplastinin hem üst hem alt göz kapağında uygulanabildiğini hatırlatan Karacalar, özellikle alt göz kapağında yağ torbalarının tamamen çıkarılması yerine kontrollü şekilde yeniden dağıtılmasının daha doğal sonuçlar verdiğini belirtti.

Çukur göz görünümüne karşı yağ yeniden dağıtımı

Karacalar’a göre blefaroplastide öne çıkan en önemli yeniliklerden biri, yağ volümünü koruyucu yaklaşımlar ve yağ yeniden dağıtımı teknikleri.

“Hacim kaybı olan alanlara kontrollü şekilde yayılarak yağ torbaları yeniden konumlandırılıyor. Yağ dokusunun korunması, uzun vadede daha genç ve canlı bir görünüm elde edilmesine katkı sunarken, aşırı boşaltılmış göz görünümünün de önüne geçiyor” dedi.

Uzmanlar, ameliyat planlamasında hastanın yaşı, cilt yapısı, kemik anatomisi ve mevcut hacim kaybının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle her hasta için standart bir teknik yerine kişiye özel cerrahi planlama yapılıyor.

Arka plan: Blefaroplasti neden tercih ediliyor?

Göz kapağı estetiği, yaşlanmaya bağlı olarak oluşan deri sarkması, torbalanma ve görme alanını daraltan üst kapak fazlalıkları gibi nedenlerle tercih ediliyor. İşlem hem estetik hem de fonksiyonel gerekçelerle uygulanabiliyor.

Plastik cerrahlar, son yıllarda yüz gençleştirme yaklaşımlarında “eksiltme” yerine “denge ve hacim koruma” anlayışının güçlendiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yalnızca göz kapağı estetiğinde değil, yüz germe ve dolgu uygulamalarında da etkisini gösteriyor.

Prof. Dr. Karacalar, operasyon düşünen hastaların detaylı bir muayene ve beklenti analizi sonrası karar vermesi gerektiğini belirterek, cerrahi planlamada doğal görünümün öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: https://ahmetkaracalar.com/goz-kapagi-estetigi/

turkiyegunlugu.net