Geleceğe Sezgi ve Şefkatle Bakmak: Nurhan Keeler’in “Yeni Gelecek İy!(mi) Gelecek” Kitabı
Nurhan Keeler’in Yeni Gelecek İy!(mi) Gelecek adlı kitabı, sezgi ve şefkatle geleceği yeniden kurma çağrısı yaparken felsefi, kültürel ve insani boyutlarıyla okuru derin bir düşünce yolculuğuna çıkarıyor.
Bazen raydan çıkan şey trend değil, sistemdir. Ve o an, hep birlikte yeni bir oyun kurmamız gerekir. Bu kez sezgiyle ve şefkatle birlikte...
Alıntım, sevgili Nurhan Keeler’in Yeni Gelecek İy! (mi) Gelecek kitabından…
Düşünce güzergâhını hayranlıkla takip ettiğim sevgili Nurhan’ın bu incecik kitabı, bir yandan sayfaları sabırsızlıkla çevirtirken, diğer yandan “bitmesin” duygusuyla daha yavaş, sindire sindire okumaya davet ediyor. Son sayfayı kapattığınızda ise ikinci bir randevu için sözleşebilirsiniz.
Konular kimi zaman tanıdık: simülasyonlardan Amor Fati’ye, oradan Cassandra Sendromu’na uzanıyoruz. Ancak her dönüşte araya giren bir referans, bir kitap önerisi ya da zihninizi yeni bir patikaya çıkaran kelime, bildik olanla yeniden tanışmanızı sağlıyor.
Sade anlatımıyla, “her şey oyun ama oyun yok” tadındaki felsefi paradokslarıyla ve bir cümle sonra sizi sarsabilecek sezgisiyle, iyi kitapların bıraktığı özlemi hatırlatıyor. Aile fotoğraflarına giren robottan, sezgisel tasarım süreçlerine; oradan İpek Yolu’nda domatesin izine… Ufkunuzu hem ruhunuzu açmak isterseniz ve sakince merakınızı büyütme cesaretiniz varsa buluşabilirsiniz.
Ya da hiç etrafında dolanmadan da söylersem “Eğer bu yaz okuyacağınız tek bir kitap hakkınız olsa, Yeni Gelecek İy!(mi) Gelecek olsun”
Geleceği inşa ederken, umudumuzu yeşertmeye çalışırken kendimize ve birbirimize yeniden bakmaya çalışırken bu çağrı hepimize iyi gelecek
hashtagyenigelecekiy!migelecek
#NurhanKeeler #YeniGelecek #FelsefiOkuma #Sezgi #Şefkat #KitapTavsiyesi #GelecekVizyonu











