EĞİTİMİMİZİN BESİN DEĞERİNİ YÜKSELTMEK
Dokuz yıl aradan sonra yeniden ticaret hukuku dersi veriyorum. Otuz iyi, ilgili öğrencim var.
EĞİTİMİMİZİN BESİN DEĞERİNİ YÜKSELTMEK
Dokuz yıl aradan sonra yeniden ticaret hukuku dersi veriyorum. Otuz iyi, ilgili öğrencim var. Dönem başında “onlara ticaret hukukunu nasıl en iyi şekilde öğretebilirim?” diye kendime sordum. Öncelikle her dersi iyi öğretmenin kuralları bu ders için de geçerli:
1. Derse önem verdiğini öğrenciye göster: Dersini kendin, düzenli yap. Devamlı katılmalarını sağla. Planına uy, süreyi verimli kullan, paketi tamamla.
2. Dersin hayattaki karşılığını öğrenciye göster. Ders konusuyla duygusal bağ kurmasını sağlayarak ilgi uyandır. Öykü anlat.
3. Öğrenciye değer verdiğini göster: Derse katılmalarını sağla. Soru sor, yanıtları onlara buldur. Sorularını takdir et, içtenlikle yanıtla, soru sormalarını teşvik et, öv.
4. Temel kavramları ve bu kavramlar arasındaki bağlantıları tam öğrendiklerinden emin ol. Esaslı konuları atlama. Ayrıntılara boğma. Esaslı konu ile ayrıntıyı çorba etme. Asla ezberletme. Şematik anlat, tahtayı etkili kullan.
5. Mevzuata hakim olmalarını sağla. Bilginin mevzuattaki karşılığını mutlaka bulmalarını sağla. Asla mevzuattan sadece bahsedip geçme. Bahsi geçen her mevzuatı gözleriyle görüp okusunlar ve metinden ne anladıklarını anlatsınlar.
6. Bağlam oluştur. Anlattığın konunun kapsadığı, altında yer aldığı ve ilişkili olduğu konulara da değin. Akıllarında bir harita şekillensin. GPS ver.
7. Tekrarlat. Ele aldığın konulara sık sık geri dön. Hatırlat. Mevzuattan karşılığını buldur. Pekiştir.
Bunları zaten uyguluyorum ancak bir yandan da hayatında hiç ticaret yapmamış, ticaret yapanla tanışmamış 20-21 yaşında gençlere ticaret hukukunu anlatmak için konuk almaya karar verdim. İlk konuğumuz Antalya Ticaret Sicili’nden değerli bir avukatımızdı. Dün harika bir söyleşi yaptık. Tam iki saat soru cevap şeklinde ilerleyen söyleşide tek bir öğrencim dahi sınıftan ayrılmadı. Biz sorduk konuğumuz anlattı. Bazı vakaları sınıfta birlikte çözdük. Mevzuat elimizden düşmedi. Bir baktık tebliğle kanunu aşan düzenleme yapılmış; normlar hiyerarşisine uymanın önemini bir kere daha idrak ettik. Bir öğrendik ki geçici tescil kanunda yazsa da sicillerde pek uygulanmazmış, ilgililer de bilmediğinden talep gelmezmiş. Kimler neleri tescil ettirmek için geliyormuş, belgeler nasıl saklanırmış, ticaret sicili memuru tescil talebine dair ne kadar insiyatif alırmış hepsini konuştuk. Sahadan gelen kanlı canlı bilgi çok değerli, gerçek öğrenme için olmazsa olmaz.
Dün bir kere daha anladım ki “ders kitabından ders anlattım”la geçiştirerek gerçek eğitim yapamayız. Çocuklarımıza abur cubur verip “karınlarını doyurdum” demek neyse kürsüye geçip ders notlarını okuyup gitmek de odur. Hele bir de “sınavda şu ders kitabından sorumlusunuz, herşeyi ezberleyin, gelin” diyorsanız yandı gülüm keten helva. Çocuklarımızı, gençlerimizi hasta etmeyelim. Gerçekten besleyelim, öğretelim. (Görsel: Yapay Zeka-Fotor)
Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun
Erenköy İlkokulu/Robert Kolej/ İÜHF/ MJur-MSt University of Oxford Doktora









