“Düzgün kadınlar üzgündür” sözü üzerine bir deneme
“Düzgün kadınlar üzgündür” ifadesinin ardındaki duruşu, sınır bilincini ve sessiz direnci ele alan deneme yazısı.
“Düzgün kadınlar üzgün kadınlardır” diye bir cümle var.
Öyle keskin iddiaların altına imzamı atmam.
Ama
Boşuna söylenmemiş diye düşünüyorum.
Çünkü bu cümle, bir karakterin sessiz özetidir.
Bir hayat tarzının, bir duruşun kısa ama ağır bir ifadesidir.
Düzgün olmak; sınır bilmek demektir.
Herkese her şeyi açmamak, her geleni içeri almamak.
Susmayı seçmek demektir bazen; anlatırsan hafifleyeceğin yerde, anlatınca değersizleşeceğini bildiğin için susmak.
Kendini ucuzlatmamak, duygularını vitrine koymamak, sevdiğini bile ölçüyle sevmek demektir.
Ve evet, bunun bedeli çoğu zaman üzülmek olur.
Düzgün kadınlar kolay sevmiyor.
Güvenmeden bağlanmıyor, bağlanmadan teslim olmuyorlar.
Ama sevdiler mi de yarım sevmiyorlar; hesap yapmadan, art niyet aramadan, içlerinden geldiği gibi seviyorlar.
O yüzden kaybettiklerinde içleri sessizce dağılıyor. Gürültü çıkarmıyorlar, sahne yapmıyorlar.
Acıyı kimseye bulaştırmadan, kendi içlerinde yaşıyorlar.
Bağırıp çağırmıyorlar, ortalığı ayağa kaldırmıyorlar. Sosyal medyada göndermelerle, cümlelerle savaş açmıyorlar. İçlerine çekiliyorlar.
Kimseye yük olmadan, kimseyi suçlamadan acılarını sırtlanıyorlar. Dışarıdan bakınca güçlü duruyorlar; hatta “ne çabuk toparladı” deniyor. Ama içlerinde hep bir yorgunluk var. Sürekli güçlü görünmekten gelen bir yorgunluk.
Ruh ölümü gerçekleştiği halde tabutta rövaşata atacak kadar diriliyorlar.
Onlar her şeye rağmen incitmemeyi seçen kadınlar. Canları yanarken bile karşısındakinin canını yakmamaya dikkat edenler.
Kırıldıkları yerde bile kırmamaya çalışanlar. İşte tam da bu yüzden hayat onları daha çok sınar.
Çünkü düzgün olmak, hayatta her zaman ödüllendirilen bir şey değildir. Hele bu zamanda.
Basit, vasat, anlamsız, sığ, tek düze anlayışların egemen olduğu zamanda.
Belki de bu yüzden düzgün kadınlar üzgündür.
Ama bu üzüntü bir çöküş değildir. Dağılmak değildir. Kendini kaybetmek hiç değildir.
Bu, bir duruştur.
Sessizdir ama ağırdır. Derindir ama gösterişsizdir. Kolay kolay bozulmaz. Çünkü düzgün kadınların hüznü, zayıflık değil; karakterlerinin bedelidir.
Afet Ergü









