DUYGULAR VE OLGUNLAŞMA

Dante’den Mevlânâ’ya uzanan bu bağlam içinde, kendini ve duygularını dışarıdan gözlemleyebilmek çok değerli.

DUYGULAR VE OLGUNLAŞMA

Ah şu bağlar, bağlantılar, çağrışımlar!
Diyebilir miyiz?

Günün ve hatta anın içindeki daldan dala atlayışlarıma artık kendim de yetişemez oldum.

Dün bir okul görüşmesinde, saniyeler içinde aklımdan geçen soruların birini yakalarken diğerini kaçırdım.
Kaçırdığımı yakalamaya çalışırken de farkettim ki, orda değilim.

Yapılandırılmış bir sistem yaratmışım ve adım adım onaylamalar yaparak ilerlemeye çalışıyorum.
Gel gör ki, öyle bir dünya yok.

İlahi Komedya’nın ilk kantosu uyandırma servisidir, özünü anlayana.

“Yaşam yolumuzun ortasında
karanlık bir ormanda buldum kendimi,
çünkü doğru yol yitmişti.

Ah, içimdeki korkuyu
tazeleyen, balta girmemiş o sarp, güçlü
ormanı anlatabilmek ne zor!

Öyle acı verdi ki, ölüm acısı sanki; 
ama ben, orada bulduğum iyilikten söz edeceğim,
gördüğüm, başka şeyleri söyleyeceğim.

Oraya nasıl girdiğimi bilemeyeceğim,
öyle uykum gelmişti ki,
doğru yolu bırakıp gittiğimde..”

Bizi derinden etkileyen her duygumuzun giderek etkisini kaybettiğini, küçülerek yok olduğunu hissederiz.
Kimbilir, bazen de üzerinde durmaz, fark etmeyiz.

Kendimizden ayrı bir noktaya koyduğumuzdan,
uzaklaşır gibi hissederiz.
Oysa o, orada bir yerde durur ve kendisine dokunan bir parçayla yeniden yeniden alevlenir.

Duygularımızı kendimizden bağımsız bir noktada düşünme yanılgısıdır, bu.
Bir varlığı duygularından yoksun düşünmek,
konu insan gibi sosyal bir varlık için ironik.

Olgunlaşmak dediğimiz şey, o duyguların çevresinde büyümek demek, bana kalırsa.
Fizyolojik bir büyüme değil, elbette.
Duygularını tanımak, duygularına dair farkındalıkla yeri ve zamanı geldiğinde, duyguları yönetebilmek.

Hayali, efsanevi kimlikler yaratıp olduğundan uzaklaşmanın ya da çevreye bu kimlikleri yükleyip kurban rolüne bürünmenin aksine, olanı görebilmek.
Dışardan yorumlayabilmek.

Sanatçının kendin olduğunun bilinciyle çizmek, renklendirmek, yaratmak.

“Hadi şu benlikten geç, herkesle karış-kaynaş.
Kendinde kaldıkça bir habbesin, bir zerresin ancak.
Fakat herkesle birleştin mi, kaynaştın mı,
ummansın, madensin.

Her gün bir yerden bir yere göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, dolanmadan akmak ne hoş

Dünle beraber gitti, cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım..”

Özlem Komitoğlu Yaman

Profesyonel Koç l Marka İletişim Danışmanı l PhD (c), Pazarlama l İçerik Üreticisi l Agile Danışman & Koç

turkiyegunlugu.net

 Areg Every