Dikkat Dağınıklığına Dopamin Detoksu ile Verimliliği Artırın

Dopamin detoksu ile dikkat dağınıklığını azaltın, verimliliğinizi artırın. Zaman yönetimi ve sosyal medya bağımlılığına karşı etkili çözümler.

Dikkat Dağınıklığına Dopamin Detoksu ile Verimliliği Artırın

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / YAŞAM

Kitap yazmaya başladığımdan beri, zamanımı nasıl geçirdiğim çok daha önemli hale gelmeye başladı. Çünkü bir yandan görüşmelerim ve eğitimlerim, bir yandan yeni işlere ve projelere olan ilgim, yeni dil öğrenme isteğim ve psikolojik olarak iyi hissetmek için kendime ayırmam gereken vakitlerin üzerine bir de ciddi büyük bir mesai isteyen kitap yazma işine kalkıştım.

Boşa geçirecek hiç vaktim yok mu? Tabii ki var!

Telefonumda özellikle sosyal medya hareketlerime baktıkça bunu çok daha net anlıyorum.

Fakat özellikle geçirdiğim vakit işlevsiz bir şekilde arttıkça, yukarıda yapmaya çalıştığım her şey daha az verimli hale gelmeye başladı.

Önceki yazımda bahsettiğim telefon açıp kapatma sayım bile ne kadar telefonu elime aldığımın kanıtı. Çünkü bu telefonu elime aldığım sürenin çoğunun zaten sosyal medyada geçtiğini biliyorum. Biliyoruz sevgili okuyucum.

Sorun sosyal medyada çok vakit geçirmek değil, dikkatin bu kadar bölünmesine izin veriyor olmak.

Çünkü dikkatimizin bölünme sayısı arttıkça;

* Derin düşünme ve dikkat gerektiren işlerde daha çok zorlanıyoruz.
* Sıkılmaya tahammülümüz azalıyor, kaçacak bahaneler üretiyoruz. “Şu kahveyi içeyim, şu maili yanıtlayayım devam ederim.“ gibi.
* Büyük işleri ertelemeye başlıyoruz, çünkü artık o kadar vakit ayıracak gücü bulamıyoruz. Yumurta kapıya dayanınca da pişman oluyoruz.
* FOMO denilen gündemi kaçırmama/geri kalmama korkumuz daha çok tetikleniyor.
* Mesajlara, aramalara ve bildirimlere hızlı dönüş yapma refleksi geliştirdik ki çevremizdekiler bile birkaç saat geç cevap verdiğimizde bunu fark ediyor.

İşte bu noktada “dopamin detoksu” devreye giriyor.

Dopamin detoksu, bu döngüyü kırmak için kısa süreliğine aşırı uyarıcıları azaltmayı öneriyor.

* Telefon ve e-posta bildirimlerini belirli saatlerde kontrol edebiliriz ya da en azından asla kontrol etmeyeceğimiz saatler seçebiliriz.
* Derin çalışma saatleri oluşturup özellikle bildirimsiz saatlerde tek bir uzun süreli işe odaklanmaya çalışabiliriz.
* Sosyal medya uygulamalarına süre sınırlandırması getirmek için ayarlar yapabiliriz.
* Toplantıların sayısını ya da süresini azaltmaya çalışabiliriz.
* Boş vakitleri, yemek aralarını telefonla doldurmadan, duştayken müzik dinlemeden en azından bu zamanlarda zihnimize dinlenme alanı tanıyabiliriz.

Başarılı insanların ortak noktası dikkatlerini koruyabilmeleri ve uzun vadeli işlere odaklanabilmeleri. Anlık dopamin tuzaklarına kapılmadan çalışmayı ve gerçekten dinlenmeyi öğrenmenin büyük fark yaratacağına eminim.

Lütfiye Aslan

İş ve Örgüt Psikoloğu/Eğitmen/Podcaster