Cumhuriyetle Gelen Sistematik Zeytin Politikaları

Van Gogh’un zeytin ağaçlarından Picasso’nun barış güvercinine uzanan tarihiyle zeytin, Türkiye’nin kültürel ve ekonomik kimliğinde merkezi bir rol oynuyor.

Cumhuriyetle Gelen Sistematik Zeytin Politikaları

1889 yılında, Van Gogh 36 yaşındayken akıl hastanesinde geçirdiği bir yıl boyunca 15 adet zeytin ağacı temalı tablo yaptı. Bu eserlerle hem ruhunu hem de sanatını besledi.

Yaklaşık 60 yıl sonra, bir başka büyük ressam Picasso’nun 1949 Paris Barış Konferansı için çizdiği, gagasında zeytin dalı taşıyan beyaz güvercin resmi, günümüzde barışın evrensel sembolü haline geldi.

Zeytin sadece ressamların değil, birçok yazar ve düşünürün de ilgi odağı oldu. MÖ. 8. yüzyılda Homeros, Albert Camus, Pablo Neruda, Montaigne ve sayısız isim zeytine atıfta bulunmuştur.

Tarihi kayıtlara göre zeytin, M.Ö. 4000 yılında Mezopotamya bölgesi kültürüne girdikten sonra Akdeniz’e yayılmıştır. Zeytinyağı üretimine ait bilinen en eski bulgular ise M.Ö. 2600’e tarihlenen Klazomenai (Urla) bölgesinde bulunmuştur.

''Cumhuriyet döneminde zeytine dair ilk kamusal çalışmalar 1925 yılında başlamış, 1929 yılında ise zeytin ağaçlarının aşılanmasına yönelik çıkarılan yasa bu sürece önemli katkılar sağlamıştır. O dönemde, Türkiye’de yaklaşık 26 milyon meyve veren zeytin ağacı ve 54 milyon yabani zeytin ağacı bulunmaktaydı. Bu nedenle, aşısız yabani ağaçlardan verim alınması en büyük öncelik olarak görülüyordu.

Bu amaçla bilgi sahibi yabancı uzmanların katkısı da alınmış; örneğin, 1931 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla İtalyan zeytin uzmanı Signor Nello Pentiti iki yıl süreyle Türkiye’ye davet edilmiş ve zeytinciliğin gelişimine destek vermiştir.'' (Prof.Dr. Nadir Yurtoğlu)

Bu sürecin en önemli adımlarından biri ise 1939 yılında çıkarılan 3573 sayılı zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılması hakkında kanundur. Bu yasanın 20. maddesi açıkça şunu belirtir:

“Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz. Zeytinlik sahaları daraltılamaz.”

Bugün, zeytin üretiminde dünyada ikinci sırada olmamıza rağmen, kişi başı zeytinyağı tüketimde hâlâ İspanya’nın, Yunanistan’ın ve İtalya’nın beşte biri seviyesindeyiz. Zeytinlik alanlarının kamu yararına göre değerlendirilmesi konusu gündemdeyken, bu konudaki en önemli kamu yararı toplumun geniş kesiminin zeytine ve zeytin yağına daha rahat ulaşımını sağlayarak, tüketimini çok daha fazla arttırmak da bir seçenek olabilir mi?

Meraklısına Urla'da bulunan Klazomenai ören yerinden bir fotoğrafı da ekliyorum

#Zeytin #Zeytinyağı #Urla #Klazomenai #VanGogh #Picasso #Barış #Tarım

Volkan Sorarli

 CEO | Trainer | Management Consultant | C Level Headhunter