Çocukluk merakı, yetişkinlik tutkusuna dönüşebilir

Uzmanlara göre insanın hayatta neyi sevdiğini keşfetmesi için 6–10 yaş arasındaki meraklarına bakması belirleyici olabilir; örnek olarak Steven Spielberg’ün çocukluk hikâyesi gösteriliyor.

Çocukluk merakı, yetişkinlik tutkusuna dönüşebilir

İnsanın hayatta neyden zevk aldığını keşfetmesi için çocukluğuna dönmesi; 6 ilâ 10 yaşları arasında nelerle uğraştığına, nelerin onu heyecanlandırdığına bakması gerekirmiş.

Daha önce başka bir yazımda da söz etmiştim; yönetmen Steven Spielberg’ün ilham verici bir çocukluk hikâyesi var:

Mühendis olan babası, onu beş-altı yaşlarındayken Philadelphia’daki bir sinemaya götürüyor. Birlikte 1952 yapımı The Greatest Show on Earth filmini izliyorlar.

Filmin bir sahnesinde kontrolden çıkan iki tren raylarda hızla ilerlerken çarpışıyor; ardından her şey bir anda havaya uçuyor. İşte bu sahneyi evde model tren setiyle defalarca canlandırmaya çalışan küçük Steve’e babası bir kamera veriyor. O da oyuncak tren kazasını tekrar tekrar filme alıyor.

Kuşkusuz, işte her şey o çocukluk heyecanının basit bir kamerayla buluşmasıyla başlıyor.

*

Benim dedem de zamanının en geniş kütüphanelerinden birine sahipti; çok okuyan, çok yazan ve kendi gazetesini çıkaran biriydi. Bugün okumaktan ve yazmaktan aldığım zevki, şüphesiz, çocukluğumun onun kitapları arasında geçmiş olmasına borçluyum. Babamın daktilosunu gizlice alır, kâğıtlara hikâyeler yazar, sonra onlara kartondan kapaklar yaparak kendimce küçük kitaplara dönüştürürdüm.

Kendimi Spielberg’le bir tutmak istemem tabii ama
Baktığınızda hepimizin en temel dürtüsü aynı:
Yaratmak.

Bir şeyler yaratmaya; heyecanımızın ve sınırlarımızın henüz baskılanmadığı, “Bunu nasıl yapacağım?” diye tereddüt etmeden doğrudan eyleme geçtiğimiz çocukluk yıllarında başlıyoruz. Şanslı olanlar, o heyecanı yetişkinliğe de taşıyabiliyor.

Geçenlerde, Duygu’nun -ismini çok beğendiğim- "Uyanışlar" podcast’ine konuk oldum.
Duygu, farklı bir konsept oluşturmuş; konuğunun sözünü bölmeden, ona kendi uyanış hikâyesini anlattırıyor.
Sadece 15 dakika süren ve kendi bölümümün başlığını “Sana Bir Teklifim Var” koyduğum bu yayını bağlantıdan dinleyebilirsiniz.
https://lnkd.in/eiERibKA

*

Peki, insanın hayatta neyden zevk aldığını keşfetmesi bir uyanış mıdır?

Bence evet.

Hepimizden bir Albert Einstein, Dostoyevski, Spielberg ya da Botticelli çıkmayabilir. Ama spot ışıklarının üzerimizde olmasında ısrarcı değilsek, şu mavi gökyüzünün altında hepimize uygun bir rol mutlaka var.

Özel meraklarının peşinden git. Kendini akışa bırak ve elinden gelenin en iyisini yap.

İçindeki çocuğun ateşini canlı tut; zira dünya yeterince rüzgârlı. 

Damla Ömür Tantekin

Writer & Speaker | Cross-Cultural Insights


*