ChatGPT: İmparatorluk Akademisinde Yetişen İki Kader: Fatih ve Drakula’nın Edirne Günleri
Fatih Sultan Mehmed ile Vlad Drakula’nın Edirne Sarayı’nda birlikte aldığı eğitimden, birbirlerine rakip hale gelmelerine uzanan tarihi süreç detaylı olarak ele alındı.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ/TARİH
Biliyor musunuz?
Fatih ve Drakula Edirne Sarayı'nda birlikte büyüdüler.
Drakula, Eflak Prensi II. Vlad Drakul’un oğluydu. Babası, Osmanlı'ya bağlılığının bir nişanesi olarak Vlad ve Radu’yu Edirne’ye göndermişti. Bu bir esaret gibi değil de, bir tür siyasi denetim gibiydi.
1440’larda Edirne Sarayı bugünkü anlamıyla söyleyecek olursam, imparatorluk akademisine benziyordu. Onlar hem saray terbiyesi, hem bilim, hem de askeri eğitimle donatıldılar.
10 yaşındaki Mehmed ve 12 yaşındaki Vlad Drakula'nın hocaları arasında Ak Şemseddin, Molla Gürani gibi bilginler vardı. Arapça, Farsça, Latince, Yunanca felsefe, geometri ile siyaset sanatı ve harp stratejileri öğrendiler.
Dönemin yalnız politik fırtınaların değil, karakterlerin de çarpıştığı bir çağ olduğunu unutmayalım.
Bundan sebep aralarındaki ilişki karmaşıktı; zaman zaman kardeşlik duygusu, zaman zaman rekabet ve mücadele...
Tarihler 1448'i gösterdiğinde Eflak tahtında Osmanlı karşıtı II. Vladislav vardı. Osmanlı, sarayında yetiştirdiği Vlad Drakula'yı destekleyerek Eflak Bey'i yaptı. Drakula bir süre sonra tahtı kaybetti. 1456’da tekrar Osmanlı desteğiyle lakin daha güçlü şekilde Eflak’ın başına geçti.
Yerini sağlamlaştırdıkça kendi halkına da korku salarak iktidarını pekiştirdi. Yıllardır süren soylular arası taht kavgalarına son vermek için binlercesini toplu halde kazığa geçirdi.
1462 geldiğinde rakip kalmamış ve Vlad Drakula artık otoritesini sağlamlaştırmıştı. Osmanlı'ya vergi ödemesi ve yeniçeri desteği isteniyordu lakin o, Osmanlı elçilerini kazığa oturtarak öldürdü. Bu gelişme üzerine gönderilen Osmanlı Birliği'ni pusuya düşürüp tamamını yoketti. Ardından Tuna’yı geçerek Bulgaristan’da Osmanlı köylerine baskınlar düzenledi.
Fatih, bu açık isyanı ciddi bir tehdit olarak gördü. Bu sadece bir başkaldırı değil, Osmanlı'nın Balkanlar'daki otoritesine bir meydan okumaydı.
Başına geçtiği 100 bin kişilik ordusuyla sefere çıktı. Kararı, Vlad Drakula'nın siyasi tehlikesini ciddiye aldığını gösterir.
Vlad doğrudan savaşmak yerine çoğunlukla gerilla taktikleri kullandı. Fakat en çarpıcı olay, Fatih başkent Targoviște’ye vardığında yaşandı.
Şehir bomboştu.
Osmanlı kaynaklarına göre 5 kilometre boyunca, 20 bin insanı, kadın çocuk demeden kazığa geçirmişti.
Tursun Bey, "Tarih-i Ebü’l-Feth" adlı eserinde, Fatih'in manzara karşısında öfkelenmekten ziyade, kazanmak için herşeyi göze alan bir strateji gördüğünü anlatır.
Bu psikolojik savaş ordunun moralini sarstı.
Fatih; "Korkunun gölgesi, kılıcın gölgesinden uzundur" diyerek ilerlemeye devam etti.
Kazıkla öldüren, kan içen despotun ünü kulaktan kulağa yayıldı. Sakson tüccarlar tarafından Avrupa’ya taşındı.
1897'de İrlandalı yazar Bram Stoker, Drakula'nın adını edebiyatın ve sinemanın en tanınmış korku figürü olarak ölümsüzleştirdi.
Ne tuhaf...
Tarih bazen aynı duvarlar arasında yetişen iki çocuğu farklı yönlere savurur.
Biri yeni bir çağ açan imparatorluğun fatihi olur, diğeri ise yüzyıllarca sürecek korku hikayelerinin değişmez karakteri...













