Çalışma mı, yetenek mi?

Kimi insanlar vardır, doğuştan gelen özel yetenekleri sayesinde hayata avantajlı başlarlar.

Çalışma mı, yetenek mi?
Çalışma mı, yetenek mi?

Kimi insanlar vardır, doğuştan gelen özel yetenekleri sayesinde hayata avantajlı başlarlar. Bir de bu yeteneklerinin farkına vardıklarında muazzam işlere imza atarlar. Kimilerinin ise  sadece tutkuları vardır, o tutkularını şekillendirmek için hedeflerini belirleyip ilerlerler. Tıpkı Vincent Willem van Gogh gibi.

Vincent Willem van Gogh yaşadığı yıllarda birçok açıdan resme yetenekli bulunmamış bir isim. Ancak onun resim tutkusu, döneminin yetenekli ressamları arasında göz ardı edilmesinin de üstesinden gelmiş. Resim, onca olumsuzluğu ardında bırakıp vazgeçmeden yol almasını sağlamış. Vincent van Gogh’un resim bilgisi sınırlı olmasına rağmen bu tutkusu onu anatomi, perspektif başta olmak üzere pek çok konuyu öğrenmeye itmiş. 1880’lerde yaptığı resimlerde nesnelerin büyük ve küçük oluşunu dahi resimlerinde ayarlayamazken, ısrarla bıkmadan usanmadan yaptığı eskizleri sonrasında öğrendiklerini tuvale yansıtır hale gelmiş.

Van Gogh yetenekle anılan bir alanda dahi verimli ve bilinçli çalışmayla nasıl ilerlenebileceğinin en güzel göstergesi. Eğer kendisini yetenekli görmeyenleri dinleseydi, bugün bizler muhteşem eserlerini göremeyecektik.

Çocukluğumda yetenekleri oldukça yüksek aile bireyleri arasında büyüsem de sadece çalışarak yol alma dışında bir seçeneği olmayan yüreklerin nasıl onurlandırıldığını gördüm. Belki de ondandır Vincent van Gogh gibi tutkusuyla her engeli aşabilenlere hayranlığım. Yetenek olmasa da verimli ve bilinçli çalışmayla yaşam yolunda bariyerleri kaldırmanın mümkün olduğuna inanıyorum; siz ne dersiniz?

Özlem Akyüz Atamer

 Kale Grubu şirketinde Head Of Legal
Resim önizleme