Ne olur duyun beni, kurudu dudaklarım.
Dilim bile ağzımda, kaymıyor öğretmenim.
Ayaz vurdu yüzüme, kızardı yanaklarım
Bizi
ısıtan güneş, aymıyor öğretmenim.
*
Evimiz harap olmuş, yırtılmış tüm perdeler,
Anam babamdan ses yok, bilmiyorum nerdeler?
Belki de dönülmeyen, sonu meçhul yerdeler
Onlarda çığlığımı, duymuyor öğretmenim.
*
Çadır kentmiş burası, öyle diyor bilenler,
Halkın hizmetçisiymiş,(!)ziyarete gelenler.
Buz tutmuş gözyaşımı, göstermelik silenler
Kazma kürekle yeri, oymuyor öğretmenim.
*
Günlerce kar altında, kalır çadır kentimiz,
Ne bir sokağımız var, nede belli semtimiz.
Depremden kurtulmadı, kerpiç olan evimiz
Hırsız demir çimento, koymuyor öğretmenim.
*
Afete uğramayan, bizi yenik görüyor,
Gönderilen eskiler, depolarda çürüyor.
Artçı depremler ise, ardardına ürüyor
Yüklenici çalmaya, doymuyor öğretmenim.
*
Demeyin sakın bana, T.I.R la geldi torbalar,
Gözü açıklar kaptı, yağsız kaldı çorbalar.
Yapıştı sırtımıza, kene gibi zorbalar
Yabancılar o kadar, soymuyor öğretmenim.
*
Sıcacık bir soba yok, soğuktan üşüyoruz,
Vıcık vıcık her taraf, çamura düşüyoruz.
Çoraplarımız ıslak, tabandan şişiyoruz
Ayağımız pabuca, sığmıyor öğretmenim.
*
Perişanız burada, ağlıyoruz yan yana,
Yüreğim bu acıya, söyle nasıl dayana.
Toprak durmadan kükrer, bakınız kör dumana
Feryadımızı çoğu, duymuyor öğretmenim.
*
Milletin yardımını, hiç yabana koyamam,
Hizmete koşanların, gözlerini boyamam.
Arka çıkanlarımın, adlarını sayamam
Fırtınalı hava da, kıymıyor öğretmenim.
*
Annem gibi sevdiğim, sizlere bu hitabım,
Mücadeleden bıktım, inanın çok bitabım.
Okulum yıkılınca, sizle gitti kitabım
Cahiller bunu kayıp saymıyor öğretmenim.
Yetimlik bile böyle koymuyor öğretmenim.