Biz adı çoğunlukla Arapça, soyadı çoğunlukla Türkçe bir milletiz.

Büyük çoğunluğumuzun anadili Türkçedir, Devletimizin resmi dili Türkçedir,

Biz adı çoğunlukla Arapça, soyadı çoğunlukla Türkçe bir milletiz.
Biz adı çoğunlukla Arapça, soyadı çoğunlukla Türkçe bir milletiz. Büyük çoğunluğumuzun anadili Türkçedir, Devletimizin resmi dili Türkçedir, anadili Türkçe olmayan vatandaşlarımıza bu Cumhuriyetin sağladığı tüm olanaklardan eksiksiz yararlanabilmeleri için resmi dilimiz Türkçe’yi öğretmek de bu Cumhuriyetin görevidir, ödevidir.

Onun adı da “İbrahim”, soyadı “Oktugan”dı. Öğretmenimizdi, büyüğümüzdü. Canına kıyan öğrencisi ise kanla yoğrulan, vatandaşlık bilincinin gelişemediği, insanların çoğunluğunun öfke ve şiddet sarmalının içinde benliklerini bulamadığı bir coğrafyadan geliyordu. Bu coğrafyada kadın cinsi sürekli ayrımcılığa uğruyordu; analar, bacılar toplumsal hayatın içinde eşit bir birey olarak var olamıyordu. Bu coğrafya henüz bir Cumhuriyet devrimi yaşayamamıştı. Bu coğrafyada insanlar kendini gerçekleştiremiyordu, birey olamıyordu.

Gittiği görüşmede Türkçe bilmeyen annesiyle Arapça konuştuğunda İbrahim Öğretmen, “Türkçe konuş anlamıyorum, burası Türkiye, Türkçe konuşulur” demiş. Beyanına göre öğrenci bunu hakaret kabul etmiş. Cumhuriyet değerlerinden nasibini almadığı, vatandaşlık bilincine eremediği, demokratik bir hukuk devletinde yaşadığını bilmediği, anlayamadığı için kendi kodlarıyla hareket etmiş. Başöğretmenimiz Atatürk'ün özlü sözünün ve çiziminin yer aldığı ayaklı afişin yanından hızla geçip öğretmenimizin odasına dalmış. İki saniyede iki el ateş ve öylece Kaçıp gitmiş. Yüz yıllık Cumhuriyetimizin yetmiş dört yılını yaşamış, bu Cumhuriyete nice evlat yetiştirmiş başımızın tacı bir öğretmenimizin yaşamına işte bu zihni kodlamayla son vermiş.

Takipçilerim biliyor; beş yıldır anayasa okuryazarlığı için çaba gösteriyorum, “Yediden yetmişe herkes için Anayasa” çağrısıyla herkesi bu çabaya katkı yapmaya bekliyorum. Anayasa’mız ulusal ve evrensel olmak üzere iki yaşamsal değer seti barındırıyor:

1. Ulusal değerler:
Cumhuriyet,
üniter yapı,
Atatürk milliyetçiliği,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olarak tanımlanan ve milli, manevi, kültürel değerlerimizi taşıyan Türklük,
resmi dilimiz Türkçe,
ay yıldızlı bayrağımız,
başkentimiz Ankara,
İstiklal Marşımız

2. Evrensel değerler:
hukuk devleti (yöneticiler ve tüm kamu görevlileri dâhil herkes için mutlak surette hukuk kurallarına uyma zorunluluğu),
özgürlüklerin varlığının tanınması ve korunması,
insanca yaşamak için gerekli temel hakların hayata geçirilmesi,
cinsiyet ayrımcılığı dâhil her tür ayrımcılığın yasak olması (kanun önünde eşitlik),
din ve vicdan özgürlüğünü ifade eden, dinin siyasete alet edilmesini önleyen, akla ve bilime dayalı kural koyma sürecini emreden laiklik,
demokratik (şeffaf, çoğulcu, kapsayıcı) yönetim anlayışı,
sosyal devlet.

Anayasa’mız bu değerleri korumak ve sürdürmek için gereken kurguyu da içeriyor;
Anayasa’ya uygunluk denetimi,
alt normun üst norma uygun olma zorunluluğu,
YARGI BAĞIMSIZLIĞI,
idarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olması,
kanunsuz emre uyma yasağı. (Devamı yorumda) #İbrahimOktugan #Anayasa Candır
On satırda anlattığım bu basit kurguyu kaç vatandaşımız biliyor? Gençlerimize öğretiyor muyuz? Milyonlarca sığınmacıya vatandaşlık verirken bu değerleri öğrenip kabullenmelerini, benimsemelerini arıyor muyuz? “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nde bu değerlerin ve kurgunun YALIN BİR ŞEKİLDE, katıp karıştırmadan anlatılıp pekiştirildiği bir ders var mı? (İnsan hakları, vatandaşlık ve demokrasi dersi maalesef bunu böyle yalın anlatan bir içeriğe sahip değil)
Milli Eğitim (Maarif değil) Bakanlığımıza bağlı bir okulumuzda, adı Arapça, soyadı özbeöz Türkçe olan bir öğretmenimizin “Türkçe konuş anlamıyorum” sözü bize mirastır. Burası Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Anayasa’mıza kimse “darbe anayasası” demesin. O Milletimizin Anasıdır, bizi derler toplar kucaklar… Kendisini bize emanet etmiştir: “TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.” (Anayasa’mızın Başlangıcı’ndan)
Anayasa canımızı korur. Biz onu koruyamazsak o da bizi koruyamaz. Anayasa Candır. İbrahim Öğretmenimizin mezarının başında Anayasa’mızı da okuyalım. hashtagİbrahimOkutgan hashtagAnayasaCandır

Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun

 Robert Kolej/ İÜHF/ MJur-MSt University of Oxford Doktora
Resim önizleme