Adeta çözülmüş dizimin bağı,
Düz yolda taşlara takılıyorum.
Sönmüyor gönülde yokluk ocağı,
Her saniye tekrar yakılıyorum.
Sanırsın ki ruhum bir mengenede,
Uykulu-uyanık sıkılıyorum.
Sırtımı dağlara verdim gene de,
Üfleyen meltemle yıkılıyorum.
Kırk yamalı bohça sanki bedenim,
Bir süğüm çekilse sökülüyorum.
Baharda sarardım neydi nedenim,
Kuru yaprak gibi dökülüyorum.
Süreksiz tarlaya tohum atılmaz,
Bense taş üstüne ekiliyorum.
Halden bilmeyene dert anlatılmaz,
Kendi kabuğuma çekiliyorum.