Bir Çocuk Gözünden 20 Temmuz 1974: Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Sessiz Tanığı

20 Temmuz 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı'na bir çocuğun gözünden tanıklık: Amasra’dan Kıbrıs’a uzanan sessiz bir veda ve Türkiye’nin tek yürek olduğu o günler.

Bir Çocuk Gözünden 20 Temmuz 1974: Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Sessiz Tanığı

20 Temmuz 1974
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında henüz 6.sınıf öğrencisiydim. Babamın Boğaz Deniz Üs Komutanlığındaki görevi nedeniyle Bartın'da bulunuyorduk. O dönemde yaz aylarını Amasra'ya geçirirdik diğer aileler gibi…
Kıbrıs Barış Harekâtı başlamadan bir ya da iki gün önceydi, Amasra’daydık. Askeri mendirek hizasında demirli bulunan iki harp gemisinin birden boğuk sesli sirenleri çalmaya başladı, ses tüm Amasra'dan duyuluyordu. Bunun üzerine çarşıda ya da dışarıda bulunan izinli mürettebat aceleyle gemilerine binmek üzere mendireğe doğru koşarlarken ben de mendirek üstündeki bir babaya oturmuş halde etrafta olan biteni izlemiştim. Kıbrıs Barış Harekâtı denildiğinde hep gözümün önüne o manzara gelir. "Olsun, gemimiz daha iyidir" sözlerini sarf ederek koşan askerlerden birinin cebinden düşen bozuk paranın önümden zıplaya zıplaya geçip denize düşmesini, çıkardığı o sesi hep hatırlarım.
Daha sonra babamdan o gemilerin harekâta katılmak üzere Kıbrıs a görevlendirildiklerini duydum. Kısa süre sonra da Bartın’a döndük. O sırada tanık olduğum, film sahnelerini hatırlatan o manzara, benim hafızama adeta kazınmıştı. O gün gemiler ufuk çizgisinde kayboluncaya kadar arkalarından bakmıştım. Kalkışta bacalarından çıkan dumanlar etrafı sis bulutu gibi kaplayınca o ayrılış bana çok hüzünlü gelmişti. Tabii bunları çocuk yaşta anlamlandırmak zordu, ancak geçen yıllarla birlikte bu mümkün oluyor.
O günlerde Türkiye’de halkın nasıl tek yürek olup TRT’den Kıbrıs Barış Harekâtı haberlerini heyecanla izlediğini, tek kanalın olduğu televizyonda Hasan Mutlucan’ın söylediği kahramanlık türkülerini hatırlarım. Üniversite öğrencisiyken okula giderken bindiğim şehir hatları vapuruna adı verilen Gazeteci Adem Yavuz’un harekat sırasında Rum Muhafız Ordusu askerleri tarafından Lefkoşe yolunda esir alınarak vurulmasını ve ardından hayatını kaybetmesini, Tabip Üsteğmen Halil Akçiçek’in yaralılara müdahale etmek için giderken aracının mayına çarpması neticesinde şehit düşmesini ve yine Kocatepe’den kurtulan tanıdıklarımızla bir araya geldiğimizde neler yaşadıklarına, hayatta kalabilmek için denizde verdikleri mücadeleye ilişkin anlattıklarını…
Türk ulusunun kutsal addettiği Kıbrıs Barış Harekâtının 51.yılında; Ada’ya barış getirmek için giden ve dönemeyen, Beş Parmak Dağlarında, Girne’de, Gönyeli'de, daha birçok yerde şehit olarak toprağa düşen tüm askerlerimizin, Kocatepe muhribinin batmasıyla şehit olan tüm denizcilerimizin, ebediyete intikal etmiş olan tüm gazilerimizin, hayatı boyunca Kıbrıs’taki Türk varlığı için mücadele eden merhum Rauf Denktaş’ın ve diğer asker-sivil tüm kahramanların önünde saygıyla eğiliyorum.
Ruhları Şad Olsun.

KıbrısHarekâtı #20Temmuz1974 #Amasra #RaufDenktaş #Kocatepe #Şehitler #BarışHarekâtı #Türkiye

Rezzan Ünalp

 Doçent Doktor- Ufuk Üniversitesi


www.turkiyegunlugu.net