Amasya’da Bir Sünnet Hatırası: Faytonlu Törenlerden Asri Günlere

Amasya’da 1960’lı yıllarda yapılan faytonlu, müzikli sünnet törenlerinden bir hatıra… Altıntaş Hamamı, Vurgun Amca’nın faytonları ve Cumhuriyet’in modernleşme izleri. Amasya, Türkiye.

Amasya’da Bir Sünnet Hatırası: Faytonlu Törenlerden Asri Günlere

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / AMASYA 

Amasya’nın tarih kokan sokaklarında, 1960’lı yılların başında çocuk olmak bir başka güzeldi. O yıllarda sünnet törenleri sadece bir çocukluk ritüeli değil, aynı zamanda bütün mahallenin katıldığı bir bayram havasıydı.

Benim sünnetim de öyle olmuştu. Önce Altıntaş Hamamı’na gidilmiş, ardından İçeri Şehir’deki meşhur faytoncu Vurgun Amca’nın faytonlarıyla Sel Ağzı’nda küçük bir şehir turu yapılmıştı. Ardından, Pirinçci’deki Açık Hava Musiki Cemiyeti’nde yemekli bir sünnet töreni düzenlenmişti. Şehrin müzikle, sohbetle, neşeyle dolduğu o gün hâlâ belleğimde capcanlı durur.


Amasya’da Bir Zamanlar: Faytonlar, Hamamlar ve Musiki Cemiyetleri

O yıllarda Amasya’nın sokaklarında faytonların tıkırtısı eksik olmazdı. Düğün, sünnet ya da özel günlerde fayton kiralamak bir gelenekti. Faytoncu Vurgun Amca, şehrin en tanınmış simalarındandı; onun atlarıyla yapılan bir tur, neredeyse törenin vazgeçilmez parçasıydı.

Altıntaş Hamamı ise sadece temizlik değil, bir hazırlık mekânıydı. Geleneksel hamam ritüeli, “temizlenme”nin yanında, törensel bir anlam taşırdı. Sonrasında müzikle ve dost sohbetleriyle dolu bir cemiyet akşamı… Amasya’nın kültürel belleğinde bu tür kutlamalar, hem bireysel hem toplumsal bir neşeyi birleştirirdi.


Bir Fotoğraf, Bir Dönem

Yakın zamanda elime geçmiş eski bir fotoğraf karesine bakarken, üzerimde derin bir nostalji hissi uyandı. Fotoğrafta fesli, takkeli amcalar vardı. Oysa bizim sünnet dönemimizde artık Şapka Devrimi’ne yakışır asri kıyafetler giyilirdi. O yüzden o kareyi görünce anladım ki, bu fotoğraf muhtemelen 1930’lu ya da 1940’lı yıllara ait olmalı.

Her bir yüz, Cumhuriyet’in ilk yıllarının geçiş sürecini, geleneğin modernleşme ile buluştuğu o eşsiz dönemi yansıtıyordu. Fesler yerini şapkalara, uzun cüppeler yerini ütülü takımlara bırakırken; aslında Türkiye’nin değişim hikâyesi, Amasya sokaklarında da yaşanıyordu.


Geçmişten Geleceğe: Cumhuriyet’in Işığı Amasya’da da Yandı

Amasya, sadece tarihi bir şehir değil; aynı zamanda Cumhuriyet’in doğuşunda önemli bir rol oynamış bir merkezdir. “Amasya Tamimi” ile başlayan aydınlanma, yıllar sonra bile bu şehirdeki gündelik hayatın içine işlemiştir.
1950’ler ve 60’lar boyunca şehir, hem geçmişle bağını koparmadan hem de modernleşmenin gerekliliklerini benimseyerek dönüşmüştür.

Bugün geriye dönüp baktığımda, bir sünnet töreni anısı bile o geçişin canlı bir belgesi gibidir. O gün giyilen kıyafet, kullanılan fayton, çalınan müzik… Hepsi, Cumhuriyet’le birlikte biçimlenen “yeni yaşam tarzı”nın küçük ama anlamlı birer parçasıydı.


Hatıralar Değişmez, Değer Kazanır

Geçmişin bu hatıralarına bugün baktığımda, yalnızca kişisel bir anı değil; bir dönemin kültürel dokusunu da görüyorum. O gün Altıntaş Hamamı’ndan çıkan çocuk, belki farkında değildi ama yaşadığı her detay, Cumhuriyet’in kazandırdığı çağdaş yaşamın bir yansımasıydı.

Zaman geçti, faytonlar sessizliğe karıştı, Musiki Cemiyetleri yerini konser salonlarına bıraktı. Ama o günün ruhu –yani birlikte yaşamanın, paylaşmanın ve çağdaşlaşmanın heyecanı– hâlâ aynı sıcaklıkla sürüyor.

Arif Doğan Sayfasından ALINTI

www.turkiyegunlugu.net