Abelmoschus esculentus.. BAMYA

Bitkinin Türkçesi de "Yemeklik bal kokusu" oluyor otomatik olarak :)

Abelmoschus esculentus.. BAMYA
Söylemesi çok zor. Akılda tutması da bir o kadar zor :) Latince karşılığı ne demek diye bir baktığımda "esculentus" 'yemeklik' demekmiş.. Yemeklik Abelmoschus.. Yine olmadı :) Abelmoschus ne diye araştırdığımda da karşıma "abelo ve musk" kelimeleri çıkıyor... Abelo bal ve musk da koku demekmiş. Yani bal kokusu anlamındaymış Abelmoschus. Bitkinin Türkçesi de "Yemeklik bal kokusu" oluyor otomatik olarak :)

Severek yiyen sayısının içimizden %1'ini geçmeyecek bir bitki aslında kendisi.. Ama neredeyse hepimizin de tükettiği bir bitki. Elbette sarı o güzel bal kokulu çiçeği ile fotoğraftaki bamya bitkisinden bahsediyorum :) Afrika'nın o müthiş topraklarından bizlere armağan bir bitki aslında. İngilizler bu bitkiye "okra" diyorlar, çünkü Afrikalılar bu bitkiye "okra" diye sesleniyorlar :) Biz ise bamya diyoruz, çünkü Arap/Farsça "bamia" deniyor. Biz kendimize göre değiştirmişiz çok az :)

Bu kadar etimoloji bilgisinden sonra, gelelim bamyanın faydalarına.. Çok enteresandır, kendisi hakkında öyle çoookça bilimsel yayın yok. Okra yazınca 1000'e yakın, Latincesini yazınca 734 bilimsel yayın çıkıyor PubMed'de. Yani tükettiğimiz, görselini bildiğimiz ama faydalarını aslında hiç bilmediğimiz bir bitki. Böyle durumlarla çok karşılaşıyorum. Haybeye mi tüketiyoruz acaba diyorum içimden. Elbette haybeye değil ama sağlık faydalarını bilsek, daha iyi olmaz mı diyorum. Hatta bamyadan daha neler neler yapılır diye de düşünmeden edemiyorum.

Dünya'daki en büyük üretici Hindistan, sonrasında Nijerya geliyor.. Türkiye listenin tam sonlarına doğru.. 32.000 ton üretimimiz var. En çok İzmir, Balıkesir, Amasya ve Osmaniye'de üretiliyor.

Ve sağlık faydalarına geldiğimizde karşımıza bambaşka bir dünya çıkıyor. Bu konuda bamya hakkında iğneden ipliğe analizleri içeren bir derlemeyi sizlerle paylaşmak istiyorum (https://lnkd.in/d7TUY9-k). Gerçekten çok değerli bilgiler var.

Bamya iklim krizinden etkilenebilecek bitkilerden biri. Yani eğer biz onu koruyup, kollamazsak, gelecekte yok. İçeriğinde kendine özgü ve tüketirken o kayganlık hissini veren "bamya polisakkaritleri" var. Kendi flavonoidleri (yani güçlü antioksidanları) ve bu kaygan polimer aslında güçlü bir "antidiyabetik" (https://lnkd.in/drd_nBKR). Türkiye'de bu terimi biz yanlış kullanıyoruz mesela. Diyabetik yazıyoruz ürünlerin üzerine.. Diyabetik, "diyabete neden olan" anlamına geliyor.. Antidiyabetik, diyabeti engelleyen anlamında.. Her neyse :)

Bamyayı uygun şartlarda kurutup (bunun da bilimi var, öyle fırına atıp, harı açıp kurutmak doğru değil, https://lnkd.in/dQR9MpNa) "bamya unu" elde etmek mümkün. Bamya unlu çok özel ürünler geliştirilebilir. Bu ilk adım..

Bamya özü.. Bamya flavonoidleri.. Bamya polisakkaritleri.. Bamya polisakkaritleri kullanılarak üretilen, daha rahat yutulabilen yaşlı/hasta/çocuk gıdaları.. Püreler... Medikal ürünler..

Yapmalıyız! Bu ülkeye borcumuz var. Hepimizin.

Güzel bir hafta geçirelim hep birlikte ^^

Can KAYACILAR

Endüstriyel Bilim İnsanı
Resim önizleme