2025’te Ben: Başrol Sizin!
Yeni yıl, yeni sezon: Hayatınızın yeni perdesi için “mesele”nizi belirleyin ve oyununuzun yıldızı olun!
Oyunun adı: 2025 te ben
Başrol: Siz
*Perdeniz açılıyor, hazır mısınız?
Herkes her yıl bugünlerde kendi yazacağı hayat senaryosunun bir perdesini kapatır yeni bir sezonun perdesini açar. Her yeni yıl yeni bir sezon
Genco Erkal ın Netflix teki belgeselini izlediyseniz, ömrü boyunca “Mesele” si için verdiği mücadeleyi ağzınız açık izlemiş olabilirsiniz, benim gibi.
Ülkemizi politik tiyatro ile tanıştıran, binbir güçlükle Dostlar tiyatrosunu kuran Üstad, Küçük Sahne ‘de 1970 yılında Rosenbergler Ölmemeli oyunu ile ilk Belgesel Tiyatro hareketini başlattı. Havana Duruşması oyununun sahneye konulmasının arkasındaki hikayeyi şöyle anlatır: ‘’Havana Duruşması zorlu bir metindi. Oyunu anlayabilmek için Küba Devrimini iyi bilmek gerekiyordu. Kapsamlı bir seminer düzenledik, bir sürü kitap okuduk, çalıştık, uzmanlar çağırdık, onları dinledik, gerçekten ciddi akademik çalışmalarla hazırlanıyorduk, oyunlarımıza.’’ 12 Mart darbesinin ilk kapanan tiyatrosu olması üstadı yine durdurmadı. Çünkü bir MESELE’si vardı.
İşte ben de her yılı kendinize ‘’MESELE’’ edineceğiniz bir şeyi senaryonuza dahil edeceğiniz bir fırsat görüyorum. Hani her gün sızlanıyoruz ya Z jenerasyonu amaçsız, vurdum duymaz diye. Hani Türk dil Kurumu 2024 Yılının Kelimesi/Kavramını oylarla seçti ve hayatımıza ‘’Kalabalık Yalnızlık’’ ilk sayfadan giriverdi ya.
Aslında biraz dürüst olması gereken bizler, Z kuşağını yetiştiren bizler değil miyiz?
Biz hayatı ne kadar ciddiye alıyoruz? Bir “Mesele” miz var mı?
Geçenlerde sevgili asistanım Ayşenaz Pakkumsal ile yeni dönemin hastalığı denecek bir konuya daldık: “Great detachment”
Aslında Z jenerasyonunu iş ortamında anlamak için ortaya çıkan bir kavramken, Daniel Dashnaw’a göre, ‘’Büyük Kopuş’’ Büyük istifa ya da sessiz istifa akımlarından farklı olarak, bu kavram sadece iş ortamlarından kopuştan ; kişisel yaşamlara, ilişkilere ve hatta benlik duygusuna kadar genişliyor. Dashnaw, konuyu sosyo kültürel bir toplumsal evrim olarak ele alıyor.
Bunu okurken sevgili Aslı Şafak’ın
‘’Hata senin gübren, sahip çık’’ Ted X konuşmasındaki vatandaş tanımı aklıma geldi. İzlemeyenler için yılın ilk günlerinden birinde bir solukta izleyeceğiniz bir konuşma.
Yani diyorum ki, her şeyle ilgili şikayet etmek, atıp tutmak bence ortalama insanların davranışı. Burada LinkedIn platformunda onbinlerce insanın iddiası ise ortalama ya da sıradan insanlar olmadıkları. O zaman bence bu iddiayı konuşmak değil, göstermek yaşatmak gerekmez mi? Genco gibi, Yıldız Kenter gibi, Türkan Saylan gibi, Leyla Gencer gibi, Atatürk gibi.
Hepimizin tüm, meydanı boş bulmuş toplum vampirlerinin karşısına irili ufaklı ‘’meselerle’’ dikilmemiz gerekmez mi?
Mesele illa onbinleri etkileyecek bir mesele olmayabilir, kendi küçük etki alanımıza bir dokunuş olabilir. Bugün hepimiz Güney Korenin nasıl buraya geldiğini gıpta ile konuşmuyor muyuz? Kendi Kuvay-i Milliye hikayemizi ne çabuk unuttuk. Köy enstitülerimizi ne çabuk unuttuk.
Benim “MESELE”mden kareler aşağıda
Vel hasılı diyorum ki hepimiz bir şeyi “ MESELE “ edinsek, usul usul içinde boğulduğumuz sorunlarla, çirkinliklerle baş etmeye başlamaz mıyız?
Peki ‘’Mesele’’ nasıl belirlenir?
1-Mesele nedir: Kendi etki alanınızda yaratacağınız etkiyi, uyanmanız için bir NEDEN haline getirmek.
2-Mesele nasıl ortaya konur:
-Etki alanınızı yazın
-Kendi yeteneklerinizi yazın
-Dönüştürebileceğiniz durumu, istatistiği, algıyı, yanlış bilgiyi yazın
-Yerine sizin elinizde hiç indirmediğiniz bir bayrak olacak ‘’mesele’’nizi yazın
-Haydi buyrun sahne sizin
Bayrağınız hep elinizde ve havada, yorulmayın, durmayın, pes etmeyin, anlatın, dinleyin, anlatın, okuyun, okutun, yapın, yaptırın, bir şey yapın.
“ Ben yanmasam
Sen yanmasan
Biz yanmasak
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”
Yeni sezonun yeni Perdelerini sağlıkla, keyifle, huzurla açmanızı, baş rolünüzü hakkıyla oynamanızı dilerim.
Biz dün 70+ işletme sahibi ile 2025 e hashtaggüçlübaşla dedik ve meselelerimizin peşine düştük. Tam 7 saat düşündük, paylaştık, yazdık, çizdik,planladık, hatta ağladık. Dün bir kere daha dedim ki , şükürler olsun ki, meseleme ortak olan binlerce insanla yürüyorum bu yolu, en başta ekibim, ActionCOACH partnerlerim, müşterilerimiz. Ben daha ne isterim. 2025 bildiğin gibi gel
AYŞEGÜL COŞKUNER
- actioncoachturkey.com/ (Şirket)













