Suyumuzu kuruttuk
Türkiye’de artan madencilik faaliyetleri ve yeni ruhsatlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı. Uzmanlar, kötü su yönetimi ve yoğun su tüketiminin kuraklık riskini büyüttüğünü belirtiyor.
Tarım ve orman alanlarını madencilik faaliyetlerine açan yasa ve kuralsız inşaat faaliyetleri can çekişen su kaynaklarının tabutuna son çiviyi çaktı. Lüks konutlar için Sazlıdere Barajı kurutulurken, jet hızıyla alınan maden ruhsatları nedeniyle Muğla Akbelen, Uşak Güney köyü ile Ordu Aybastı yaylalarındaki su kaynakları alarm vermeye başladı.
Karar Gazetesinin Haberinde Kamuoyunun tepkisine rağmen Temmuz 2025’te çıkarılan yasa ile tarım arazilerinin ve orman alanlarının madencilik faaliyetlerine açılma süreci daha da kolaylaştı. Yasa sonrası geçen yıl ruhsatlandırma sayısı 410 bine yükseldi. Türkiye, kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, çevre örgütleri de artan maden projelerinin su krizini derinleştirdiğini savundu. 2024’te madencilik sektöründe kullanılan su miktarının, Türkiye’nin toplam 20,3 milyar metreküplük su tüketiminin yüzde 5,8’ini oluşturduğu kaydedildi.
TOPRAĞINI KORUMAK İSTEYENLER DİRENİŞTE
Bir zamanlar 50 farklı kaynaktan beslenen su zengini bir bölge olan Uşak’ın Güney köyündeki su kaynakları 20 yıl önce faaliyete geçen altın madeni sonrası kurudu. Kuraklık riski altındaki İstanbul’da, Sazlıdere Baraj havzası da lüks konut inşaatları nedeniyle betonlaştırıldı. Muğla’nın Akbelen köyü de madencilik faaliyetleri nedeniyle ‘zorunlu sürgün’e mahkum edildi. Ordu’nun Aybastı yaylasında haftalardır yetkililere seslerini duyurmaya çalışan köylüler, maden sondajının çevre ve yeraltı su kaynakları üzerinde kalıcı hasara yol açtığını belirtti.
NEDENİ KÖTÜ SU YÖNETİMİ
Su bilimleri uzmanı Dr. Erol Kesici madencilik faaliyetlerinde aşırı su ve kimyasal kullanımının su kaynaklarını geri dönülmez biçimde etkilediğini söyledi. “Göllerimiz, nehirlerimiz ve yeraltı su rezervlerimiz kötü su yönetiminin sonucu olarak kuruyor. Dağlar maden açmak için tahrip edildiğinde ekosistem bozuluyor, yağış azalıyor ve yeraltı su seviyeleri düşüyor” dedi.
TÜRKİYE’DE MADENCİLİK PATLAMASI SU KAYNAKLARINI KURUTTU: KURAKLIK TEHDİDİ HIZLA BÜYÜYOR
Türkiye’de son yıllarda hızla artan madencilik ruhsatları, kritik bir milli güvenlik meselesi olan su kaynaklarını tehdit ediyor. Temmuz 2025’te yürürlüğe giren düzenleme ile ruhsat sayısı geçen yıl 410 bine ulaşırken, madenlerin kullandığı su miktarı bir yılda dört kat arttı. Uzmanlara göre, özellikle altın ve kömür madenciliğinde kullanılan yoğun su tüketimi ile kimyasal maddeler ciddi bir ekolojik yıkım nedeni.
Su stresi yaşayan bir ülke olarak kabul edilen ve su fakiri olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’de özellikle 2000’li yıllardan itibaren özellikle altın ve kömür madenciliğinde yaşanan büyük artış, su kaynaklarını kuruturken, ekolojik dengeyi de yok ediyor. Ancak Akbelen’de, Ordu’da, Kazdağları’nda, Artvin’de, Tokat’ta ve ülke çapında daha birçok noktada yıllardır protestolara neden olan maden arama faaliyetlerinde, çıkarılan madenlerin yıkanması ve siyanür gibi maddelerle saflaştırılması işlemi yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını ciddi biçimde kirletiyor.











