Preveze Deniz Zaferi: Osmanlı’nın Akdeniz’deki Tarihi Üstünlüğü

28 Eylül 1538’de Preveze’de Osmanlı Donanması, Haçlı filosunu mağlup ederek Akdeniz’de deniz hakimiyetini sağladı. Barbaros Hayreddin Paşa’nın stratejisi, çeviklik ve zamanlamayla tarihe geçti.

Preveze Deniz Zaferi: Osmanlı’nın Akdeniz’deki Tarihi Üstünlüğü

Osmanlı Donanması ile Haçlı Donanması'nın karşılaşması neticesi 28 Eylül 1538'de, Preveze'de o güne kadar görülmemiş, tarihin en kalabalık deniz muharebesi Osmanlı lehine sonuçlanacaktı.

Savaştan evvel, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa ile Amiral Andrea Doria, hararetle kurmaylarıyla stratejilerini tartışıyorlardı.

Andrea Doria'nın merak ettiği Barbaros bize karşı hangi strateji ile savaşacak? idi.
Barbaros'un aradığı cevap çok daha farklıydı;
Andrea Doria bizim Haçlılara karşı hangi strateji ile savaşacağımızı düşünüyor?

Haçlı filosu, büyük yelkenli gemilerden oluşan müthiş bir koalisyondu. Bu gemiler güçlüydü. Açık denizlere hakim olmak için rüzgar gücüne yönelik inşa edilmişlerdi. Boyutları ve silahları, düşmanı alt edebilecekleri açık denizlerde, rüzgarlı koşullarda onlara avantaj sağlıyordu.

Buna karşılık, Barbaros komutasındaki Osmanlı filosu daha küçük lakin daha çevikti.

Seyir için rüzgara ihtiyaç duyan Haçlı gemilerinin aksine, Osmanlı kadırgaları esas olarak küreklerle çalıştırılıyordu. Bu, onları sakin koşullarda veya kıyı sularının kısıtlı sınırları içinde manevra kabiliyetine sahip hale getiriyordu.

Barbaros, Preveze Koyu'na çekildiğinde deneyimli ve ünlü bir amiral olan Andrea Doria, Osmanlı filosunu çevreleyerek köşeye sıkıştırdığını düşünecekti. Armadasının muazzam büyüklüğü ve güçlü yelkenli gemileri, ona kesin bir zaferin kolay ve yakın olduğuna dair güven veriyordu.

Lakin Barboros'un da eli armut toplamıyordu. Andrea Doria'nın hücum taktiğine karşı filosunun küçük ve esnekliğine ile küreklerine güveniyordu.

Barbaros'un Akdeniz'in hava koşulları hakkındaki tecrübesi savaşın gidişatına yön verdi. Doria sabah saldırmayı beklerken, Barbaros rüzgarın kesileceği zamanı kolluyordu. Çünkü Doria'nın hantal yelkenli gemilerinin hareketsiz kalacağını ve bu koyda manevra yapamayacağını biliyordu.

Şafak sökerken deniz süt liman olduğunda Barbaros harekete geçti. Kesin zamanlaması ve taktiği sakin denizde hareketsiz kalan ve pozisyonlarını ayarlayamayan Haçlı filosunu hızla kaosa sürükledi.

Küreklerle hareket ettirilen Osmanlı kadırgaları, Haçlı gemilerini yararak, hızlı ve yoğun saldırılarla hedef aldı. Manevra yapamayan, saldıramayan, geri çekilemeyen Doria'nın gemilerinin çoğu ya perişan oldu yahut yok edildi.

Papalık Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekizleri, “Türkleri Rumeli’nden ve İstanbul’dan atmak” gibi saldırı değeri çok büyük olan bir hedef uğruna biraraya getirmişti.

Eğer kazansalardı Osmanlı deniz hakimiyetini yitirecek, ablukanın içine girecek, Anadolu'ya sıkışacak, vaktiyle İranlıların ve Selçukların başına geldiği şekilde, peyderpey geri çekilmek zorunda kalacaktı.

Tarihe hashtagPrevezeDenizZaferi olarak geçen bu savaş sonunda Akdeniz Türk gölü haline geldi.

Batıya yürüyen Kanuni, ordularının deniz cephesinindeki gücünü kanıtlarken, Andrea Doria uzun yıllar boyu hiç denize açılmadı ve haçlı filosu çok uzun süre kendini toparlayamadı.

Onur Küçükkaramıklı

 Co-Founder at SONA Underwater Dive Technology