LGS kalkacak mı tartışması: Belirsizlik öğrencileri yoruyor

LGS’nin kaldırılacağına dair tartışmalar yeniden gündemde. Eğitimciler, sınavdan çok sürekli değişim söyleminin öğrencilerde kaygıyı artırdığı uyarısında bulunuyor.

LGS kalkacak mı tartışması: Belirsizlik öğrencileri yoruyor

Liseye Geçiş Sistemi’nin (LGS) kaldırılabileceğine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelirken, sahadan eğitimciler sınavdan çok belirsizlik söyleminin öğrenciler üzerinde baskı yarattığı uyarısında bulunuyor.

Son günlerde sosyal medya ve çeşitli platformlarda sıkça dile getirilen “LGS kalkacak mı?” sorusu, sınava hazırlanan öğrenciler ve veliler arasında yeni bir kaygı dalgası oluşturdu. Eğitimciler, sistem tartışmalarının bu haliyle sürmesinin çocukların motivasyonunu artırmadığını, aksine kontrol duygusunu zayıflattığını belirtiyor.

Sahada aktif çalışan eğitimcilere göre, öğrencileri asıl zorlayan unsur sınavın varlığı değil, sınav sisteminin sürekli değişeceği yönündeki açıklamalar ve söylentiler. Bu durumun, akademik yükten bağımsız olarak psikolojik baskıyı büyüttüğü ifade ediliyor.

Belirsizlik motivasyonu değil kaygıyı artırıyor

Eğitim çevrelerinde dile getirilen değerlendirmelere göre, sınav sistemine ilişkin netlik eksikliği öğrencilerin uzun vadeli hedef kurmasını zorlaştırıyor. “Ya yine değişirse” düşüncesi, özellikle ortaokul çağındaki çocuklarda ders yükünden daha ağır bir baskıya dönüşebiliyor.

Uzmanlar, belirsizliğin uzamasıyla birlikte öğrencilerde kontrol algısının zayıfladığını, bunun da öğrenme isteğini ve sürekliliğini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Bu süreçte sınava hazırlığın yalnızca akademik değil, duygusal olarak da daha yıpratıcı hale geldiği belirtiliyor.

Eğitimciler: Sorun sınav değil, süreç yönetimi

Eğitimciler, sınav sistemlerinin elbette tartışılabileceğini ve gerektiğinde değiştirilebileceğini kabul ediyor. Ancak asıl meselenin, bu değişimlerin nasıl ve hangi zaman diliminde yönetildiği olduğuna dikkat çekiliyor.

Sistemde yapılacak olası bir dönüşümün net, tutarlı ve zamana yayılmış biçimde açıklanmasının önemine işaret eden eğitimciler, ani ya da muğlak mesajların çocuklarda rahatlama değil, kaygı ürettiğini ifade ediyor. Eğitim politikalarında öngörülebilirliğin, öğrencilerin psikolojik güvenliği açısından temel bir unsur olduğu belirtiliyor.

Velilerin dili çocukların yükünü artırabiliyor

Tartışmaların yalnızca öğrencileri değil, velileri de doğrudan etkilediği görülüyor. Eğitim uzmanlarına göre, velilerin duyduğu endişe anlaşılır olmakla birlikte, panik dili çocukların zihinsel yükünü hafifletmiyor.

Çocukların en çok çevrelerindeki yetişkinlerin sakinliğinden güç aldığına dikkat çeken eğitimciler, belirsizlik dönemlerinde kullanılan dilin en az alınan kararlar kadar belirleyici olduğunu vurguluyor. Aile içindeki kaygı atmosferinin, öğrencinin sınav sürecine bakışını doğrudan etkilediği ifade ediliyor.

“Zor sistemler değil, sürekli değişen sistemler yıpratır”

Eğitim alanında yapılan değerlendirmelerde, en zararlı unsurun zorlayıcı sınavlar değil, sürekli değişeceği konuşulan sistemler olduğu görüşü öne çıkıyor. LGS’nin kaldırılması ya da yerine farklı bir model getirilmesinin tek başına çözüm olmadığı, esas ihtiyacın güvenli bir süreç hissi olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, çocuklara bu güven duygusu verilmediği sürece, aynı rekabet ortamının farklı bir isim altında devam edeceği görüşünde birleşiyor. Bugün öğrencilerin yeni bir sınavdan çok, tutarlı, net ve güven veren bir eğitim diline ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor.

Nurtaç (ŞATIR) GÖKGÖZ

Karadeniz Teknik Üniversitesi