Yılma Durak: Türk Milliyetçiliğinin Sessiz Efsanesi Yaşarken Anılmalı
Türk milliyetçiliğinin yaşayan efsanesi Yılma Durak’a vefa çağrısı. Mücadele dolu hayatı, Alparslan Türkeş’le olan yol arkadaşlığı ve yaşarken kıymet bilmenin önemi.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / TÜRKİYE
Türk milliyetçiliğinin önemli simalarından biri olan Yılma Durak, hem siyasi hem de entelektüel bir mücadele insanı olarak hayatının büyük kısmını Türk-İslam ülküsüne adamış bir dava adamıdır. Alparslan Türkeş’in yol arkadaşlarından olan Durak, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; aynı zamanda yaşayan bir çınardır.
Alparslan Türkeş’in vefatının yıl dönümünde Türkiye genelinde gösterilen vefa duygusu takdire şayanken, onun davasına yıllarını vermiş yol arkadaşlarına da aynı duygunun gösterilmesi gerektiği bir gerçektir. Bu bağlamda, “Doğunun Başbuğu” unvanıyla anılan Yılma Durak’a hak ettiği saygının verilmesi büyük önem taşıyor.
1940 yılında Erzurum’da dünyaya gelen Yılma Durak, eğitim hayatını doğduğu şehirde tamamladı. Siyasi yaşamına 1961-62 yıllarında Osman Bölükbaşı liderliğindeki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) Gençlik Kolları’nda başladı. 1969’da Erzurum İkinci Kuvay-ı Milliye Derneği Başkanlığı yaptı ve Milliyetçiler Konseyi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Alparslan Türkeş’in CKMP’yi MHP’ye dönüştürdüğü Adana Kurultayı sonrasında ise partinin Erzurum teşkilatlarının oluşturulmasında aktif rol aldı.
1977-1980 yılları arasında Marmara Bölge Sorumluluğu görevini üstlendi. Bu görev kapsamında Tekirdağ’dan İstanbul’a kadar uzanan geniş bir alanda ülkücü teşkilatların yönetimi, eğitimi ve koordinasyonundan sorumluydu. Aynı zamanda MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı olarak Recep Haşatlı ile birlikte çalıştı.
12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte dört yılı aşkın süre cezaevinde kalan Durak, ülkücü hareketin çileli yüzünü de yaşamış isimlerdendir. Bu zor yıllara rağmen mücadeleden vazgeçmeyen Durak, cezaevi sonrası yeniden sivil mücadeleye dönerek vakıf ve medya alanlarında aktif görevler üstlendi. Türk-İslam Araştırmaları Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı. Aynı zamanda Erzurum'da Serhat Gazetesi ile Kümbet ve Şelale gibi fikir ve sanat dergilerini yayımladı. Demokrat Doğu ve Milletin Sesi gazetelerinde önemli görevler üstlenerek fikri mücadelesini sürdürdü.
Ancak ne yazık ki, Alparslan Türkeş’in vefatından sonra Ülkücü hareket içerisinde yaşanan kırılmalar, Durak gibi isimleri hedef aldı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir televizyon programında ona yapılan saygısızlık, hafızalardaki yerini koruyor. Aynı süreçte Cumhurbaşkanlığına aday olmak isteyen Sadi Somuncuoğlu’na yönelik baskılar da bu tavrın bir parçası olarak görülüyor.
Bugün 80’li yaşlarını süren Yılma Durak, pek çok sağlık sorununa rağmen hayata tutunmaya devam ediyor. Covid-19’u da atlatan bu efsane isim, yalnızca bir dönemin değil, aynı zamanda bugün hâlâ öğreneceğimiz çok şey olan bir bilge kişilik olarak karşımızda duruyor.
Türk milliyetçiliği için ömrünü adamış, her türlü bedeli ödemiş bir dava adamı olan Yılma Durak’a vefamızı göstermek, sadece geçmişe değil, geleceğe de bir borçtur. Onun tecrübelerinden faydalanmak, ülkemizin fikri zenginliğine katkı sağlayacak bir miras olacaktır. Bu vesileyle Yılma Durak’a sağlıklı, huzurlu, uzun bir ömür diler, ellerinden saygıyla öperiz.













