Bir varmış ...Bir yokmuş..

Burada çok tanımadığım ama bana değer veren insanlar var

Bir varmış ...Bir yokmuş..
Bir varmış ...Bir yokmuş..
Burada çok tanımadığım ama bana değer veren insanlar var. Facebook listemdeki arkadaşlarımın, hocalarımın ölüm haberlerini aldığımda derinden etkileniyorum. Uzak, yakın, dost, düşman ayırmaksızın ölen kişinin hayalleri, daha yapacakları, yarım kalmışları; sevdikleriyle aralarındaki bir daha da edilemeyecek konuşmalar geliyor aklıma.
Sonra da "ben neler için moralimi bozuyorum, hayatta neleri gerçekleştirebildim, neleri es gectim, insanlar gidiyor patır patır be" diye düşünüp silkiniyorum.
Hayatın renkleri, bir dakika önce attığım kahkaha, kafamdaki güncel dertler, didinip yırtındığım, stres ettiğim onca şey bir anda anlamsız geliyor. Yaşantımdaki o iyi kötü tüm coşkuyu bıçak gibi kesen, buz gibi bir histir. Renkler soluyor. Anlam, anlamını yitiriyor.
Diyorsan "ne gerek var ki bunca zorlamaya..." sonraki birkaç gün, ay, yıl... artık gidenin yakınlığına, hayatındaki yerine göre bu duygular da kişinin kendi takviminde azalarak yok oluyor, ta ki yeni birini daha kaybedene dek. İnsan ne de uslanmaz, kendi için dahi akıllanmaz bir varlık.
Yeni bir hayatın haberi derler, aynı zamanda ölüme. Büyümenin koşulu.
Birileri öldükçe, birileri yaşamaya başlar.
O hiç dinmeyen sızılarla, sonraları silikleşen ama asla tam olarak kabuk dökmeyen yaralarla!..
Tonlarca ağırlığında çığlığın göğsünüzün ortasına oturmasını yaşamayan bilemez. Bir çıksa, çığlık çığlığa bağırabilseniz rahatlayacaksınız sanki. Ama çıkmaz yezid. Yapışıp kalır oracığa. Bir ömür de gitmez.
Uzatmayayım. Dargın da olsanız kırgın da olsanız sevdiklerinize sımsıkı sarılın. Bir gün yanınızdan göçüp gidebileceklerini unututabilirsiniz çünkü...
Allah rahmet eylesin bütün ölmüşlerimize.
Geride kalanlara da sabır versin. Amin.
İlknur
07 Mayıs 2024
İzmir'den..