Ad
65

Yazar Osman 1 ERENALP

BAKAN ve YARDIMCILARI 

M.E. Bakan yardımcılığına atanan Mustafa Safran Hocayı tanırız. “Öğretmen okulu” mezunudur. Parlak akademik kariyere sahiptir. “Bir çiçekle yaz gelmez” demiş atalar. Bir ziyayla da karanlıklar aydınlanamaz.
Işık demeti (huzmesi)lazım ona. 
Hoca tarihçidir. Dersten bir cümlesini hatırlıyorum unutmadım:
“Biz milli mücadeleyi içeride verdik. Atatürk yaşasa deplasmanı da olurdu bunun” demişti. Hakkın teslimi önemli. 
Tagore (Hintli şair, düşünür): 
“Aleve ve aydınlığı için ona teşekkür et. Ancak, lambayı tutan eli de unutma” diyor.
“Fikri hür, irfanı hür vicdanı hür” nesil hedefini o koydu önümüze. Gerisinde olsak da bugün o hedefin, minnet borçluyuz bizi o yola sokana. 
“Deplasman” bilindiği gibi “dış saha” demek. Bir benzetme de biz yapalım o cümleden. Alıp getirdiniz farz edelim Zidanı, Real Madrit’ten. Oturttunuz mahalle takımının başına. “Alt yapıya, kadroya dokundurtmam ama şampiyonluk istiyorum senden ” derseniz olmaz.Binici ne kadar maharetli de olsa, atın cinsi, seyisi her şeyiyle hazır hale getirilmesi gerekir yarışa . “Takım oyunu, takım ruhu” diyoruz ona biz. Bir Kerkük manisi şöyledir:
“Ana sağ..,baba ölü ana sağ. 
Hiçbir darlık görmezduh,
Birbirimiz annasah…”
Eğitimin çok problemi var. 
“Denetim” problemi de onlardan biri. Bakanlıkta üç çeşit müfettişlik var.
1-Bakanlık bünyesinde maarif müfettişleri. 
2- M. E. Müdürlükleri bünyesinde maarif müfettişleri (Özlük hakları birincilerle aynı). 
3-Özlük haklari budanmış Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde görev yapan maarif müfettişleri. 
Satırların sahibi üçüncü sınıfa dâhildir. 43. hizmet yılını çalışmaktadır. Öğretmen Okulu sonrası (İlahiyat ve Eğitim) iki fakülte diploması ve yüksek lisansı vardır. Hatırlatmamız ekseriyeti teşkil eden bu son gurup adınadır. 
“Şaşı biri iki görür, biz ikiyi bir” diyor Hz. Mevlana. Herkesin yaptığı iş aynı. Başka bakanlık adına çalışan yok.Tabir yerindeyse “Biri ciğercinin kedisi, diğeri sokağın...” Reva mı ...? Sayın İbrahim Er -diğer bir bakan yardımcısı- meslekten birisidir. Bunları iyi bilir. Son verilir inşallah bu açık haksızlığa. Bekliyoruz onu kendilerinden.
Safran Hoca Gazi Eğitim Fakültesinin dekanlığı, sınıf öğretmenliği bölüm başkanlığını yapmıştır. İyi bilmektedir ki eğitimde esas özne öğretmendir. “Essah öğretmen” yetişememektedir bugün. Masaya yatırılacak çok konu var. Kolay değil.Bir takım oluşturuluyor. Takip ediyoruz biz de. Küme düşen takımın yönetimiyle , oyuncularıyla devam edilemez. Kadro dışı kalması gerekenler, takviye gerektiren bölgeler var daha... Çok iş var daha.... Allah yardımcıları olsun, hem bakanın, hem yardımcılarının…Atamalar hayırlı olsun.
***
Biz bu satırları yazarken gündem sel baskınlarıydı. Kuzeyde Orduyu, Güneyde Elmalı’yı sel vurmuş. Ordunun fındığı Karadeniz’de yüzüyor. 
Elmalı çamura gark olmuş... 
Ne hikmetli sözdür:
“Dere yatağında akar”.
Yatağını değiştirirsen derenin, nelerin olacağını yeniden bir daha gördük. Bu son olur ders çıkartırız inşallah. Kural değişmemiştir. Dereler yatağında akarlar ve aşağı doğru akarlar. “Ordunun dereleri aksa yukarı aksa” türkü sözüdür.
Öyle olsaydı keşke. 
Yön değiştirirlerdi rica ederdik.
Yaşamazdık bütün bunları.
Eğitimin de yatağı vardır. 
Onunla oynanmıştır.
Sıkıntının nedeni odur. 
Osman ERENALP
Ankara Ağustos 2018

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. ÖMÜRDEN İKİ GÜN
  2. ENİ OLMAZSA ÖMRÜN…
  3. NUR SULTAN
  4. NEREDEN BAŞLAMALI?
  5. “ADANIN ALPERENİ”
  6. ZEYTİNDAĞI
  7. H İ K M E T L İ S Ö Z L E R
  8. (SULARI ISLATAMADIM)
  9. "İran" içinde bir "Turan" GÜNEY AZERBAYCAN ***
  10. BENİM ÖĞRETMENLERIM...
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz