Ad
278

Şair @321suskun Zariye CENGİZOĞLU

- Vermezse Mabut ne yapsın Sultan Mahmut? (Mabut: Allah)

Sultan 2. Mahmut döneminde kendi halinde bir kahveci varmış. Herkes ona "tıkandı baba" dermiş. Bir gun sultan Mahmut tedbili kıyafet ile halkın arasına karışmış. Halkımın durumu nedir diye teftişe çıkmış. Tıkandı babanın kahfesine gelmiş etrafı gözlemlemek için oturmuş. Herkes kahfeciye seslenirken "tıkandı baba" diye hitap edermiş. Sultan bu durumu merak etmiş kahveciye sormuş:
- Neden herkes sana tıkandı baba diyor, demiş.
Kahveci:
(Sultan olduğunu bilmiyor)
- Yıllar önce bir rüya gördüm rüya gördüm. Rüyamda padişahın rızık çeşmesi gürül gürül, sadrazamın ve diğer vezirlerin rızık çeşmesi de bayağı akıyor. Bazı insanların çok, bazılarınınki ise az akıyor. Bu arada kendi rızık çeşmemi gördüm, damla damla akıyordu. Galiba tıkanmış dedim. Oralardan bir kazık buldum, tıkanıklığı açmak için çeşmenin içini karıştırmaya başladım. Bu arada kazığın ucu içinde kırılmasın mı! Bu sefer hiç damlamaz oldu. Bir uyandım ki rüyaymış. Ertesi sabah gelip her zamanki gibi dükkânımı açtım. Akşama kadar bekledim bir tane dahi müşteri gelmedi, komşularıma aynı müşteri geliyor. Bana kimse gelmiyor. Ben de bundan dolayı, sıkıntıdan tıkandı da tıkandı, tıkandı da tıkandı diyorum. O arada biri geldi hayırdır ne tıkandı dedi. Bende ona rüyamı anlattım o gun bu gündür adım tıkandı baba kaldı. Dedi.
Sultan bu durumdan çok etkilenir. Emrindeki askerkere emir verir. 
Her Allah'ın günü tıkandı babaya bir tepsi baklava götüreceksiniz aşçıya söyleyin her bir dilimin altına altın koysun. Sultandan tıkandı babaya her Allah'ın günü bir tepsi baklava gelmeye başlamış.
Tıkandı baba da hergü bir tepsi baklavayı nasıl yerim en iyisi ben bunları satıp parasını kazanayım demiş. Kahfesini kapatınca çarşıya tatlıyı satmaya gitmiş adamın biriyle pazarlık yapıp satmış bir tepsi baklavayı. Taylıyı alan adam her dilimin altında altın olduğunu gorunce hemen tıkandı babanın yanına koşmuş. Ama tıkandı baba satışını yapınca evine dönmüş. Adam ertesi günü aynı satte tıkandı babayı orda beklemeye başlamış. Elinde tepsiyle gelen tıkandı babanın yolunu kesmiş.
-sen hergün burda satışmı yapıyosun ? Demiş. Evet diyen tıkandı babayla sıkı bir pazarlık yapan adam hergün bir tepsi baklavayı almaya başlamış.
Iyi bir pazarlık yapmanın sevinviyle tıkandı baba evinin yolunu tutmuş. Evde eşine bu duruma anlatmış.
- Her gün hazır müşteri hic beklemeden satış yapıpiyorum demiş.
Aradan 3 -5 sene geçmiş tıkandı babanın durumunu merak eden sultan bu sefer kimliģini gizlemeden gitmiş. Sultanı karşısında goren tıkandı babanın eli ayağına karışmış. Sultan:
- Sana her Allah'ın günü bir tepsi baklava gönderdim naptın diye bakmaya geldim. Demiş. 
Tıkandı baba:
- Ben onları sattim evimin ihtiyacını gördüm sultanım. Demiş.
Sultan tebessüm etmiş;
- Her bir dilimin altında bir tane altın vardı demiş.
Tıkandı baba başlamış dövünmeye. Sultan;
- Anlaşıldı senin bunda rıskın yokmuş gel benle, demiş.
Sarayın hazinesine gitmişler birlikte sultan tıkandı babaya bir kürek uzatmış;
- Daldır altınınların içine, kürek ne kadar altın alırsa hepsi senin. Demiş.
Tıkandı baba telaşla küreğı ter daldırmış bi çıkarmış üstünde bir tane altın küreğin üstündeki altını görünce ondan da olmayım dikkat edeyim derken o da düşmüş.
Sultan şaşkınlık içinde durumu izliyormuş
Askerkerine emir vermiş;
- Tıkandı babayı alın düz bi araziye götürün eline taş alıp beklesin beni. Demiş.
Askerker durumu anlatmışlar tıkandı babaya araziye gitmişler. Tıkandı baba sultan böyle dediyse vardır bunda bir hikmet diyerek başlamış taş beğenmeye;
- Bu küçük, bu yamuk, bu delikli, bu olmaz, bu da olmaz... diyerek en büyük taşı seçmiş sultani beklemeye başlamış.
Sultan gelmiş. Tıkandı babanın elindeki taşı görünce"Allah'ım sen büyüksün vardır bilbildiģin" demiş kendi kendine.
Tıkandı babaya demis ki:
- Şimdi at elindeki taşı atabildiğin kadar uzağa ne kadar uzağa atarsan o kadar yer senin. Demiş.
Tıkandı baba hayretler içerisinde taşı bile kaldıramazken nasıl uzağa atacağını düşünmeye başlamış. Öyle böyle yaparken taşın altında kalmış ölmüş.
Bunu gören sultan ellerini iki yana açarak, şu tarihi sözünü söyler:
- Vermezse Mabut ne yapsın Sultan Mahmut? (Mabut: Allah)

ALINTI

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. - Vermezse Mabut ne yapsın Sultan Mahmut? (Mabut: Allah)
  2. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz