Ad
204

DOKTOR Sait BAŞER

"TÖRE'NİN TÜRK'Ü TÜRK'ÜN MÜSLÜMANLIĞI"

"TÖRE'NİN TÜRK'Ü
TÜRK'ÜN MÜSLÜMANLIĞI"

SORU 2:
Değerli Hocam, sizin Türk Müslümanlığı başlığıyla kamuoyunun önüne çıkmanız, baştan itibaren Türkiye’deki fikir gruplarının tamamında bir aksülamel yarattı.
Tepkiler bazı gruplarda büyük rahatsızlıklar şeklinde ortaya çıktı. Bazı gruplarda ise Türkiye’nin kaderine hükmetmeye çalışan ideolojik mücâdelede haklılıklarını teyid eden bir açıklama etkisi yarattığını tespit ediyoruz.
Mesela İslâmî kesimde Yenişafak, Millî Gazete gibi yayın organlarında size şiddetli itirazlar gördük. Hüseyin Hatemî, İsmet Özel, Ali Bulaç gibi tanınmış isimler yanında pek çok “İslâmcı yazar” kitabınızın yayınlanmasını takiben İslâm’ın kavimlere, coğrafyalara, kültürlere göre değişik versiyonları bulunma ihtimâlini şiddetle reddettiler.
Ümmet fikrini ideolojik mücâdelelerinin ana değeri olarak gören Türkiye İslâmcılığı, İslâm’ın önüne bir başka sıfat konulmasından fevkalade tedirgin oldular. Bu babta size yöneltilen bu eleştiriyi nasıl karşıladınız?
Keza Alevî kitlenin İzzeddin Doğan, Rıza Zelyut gibi önemli bazı sözcüleri, Türk Müslümanlığı’nın tam da Alevîliğin tarifi olabileceği düşüncesiyle çalışmanızın adını benimsediler. Onlara göre Türk Müslümanlığı Alevîlikti.
Bu manada da zaman içinde pek çok örnek zuhûr etti. Siyâsî ideolojik gruplar bakımından da teziniz hayli ilgi topladı. Yanlış hatırlamıyorsak MHPli ve Ülkücü cenâhın size tam bir destek vermemiş de olsa Durmuş Hocaoğlu, İsmail Yakıt, Mehmet Aydın, Mehmet Niyazi Özdemir hatta İskender Pala, Yılmaz Öztuna, Gürbüz Azak, İsmet Bozdağ gibi harekete şu veya bu mesâfede duran hayli geniş bir liste oluşturacak kalem sahipleri ortaya koyduğunuz tez üzerinde imâl-i fikr ettiler. Hilmi Yavuz’un Zaman Gazetesi’nde haftalarca devam eden reddiye nitelikli yazılarını okuduk. Nurcu cemaatler arasında fikirlerinizin hayli rahatsızlık uyandırdığına şâhit olduk. Köprü Dergisi’nin epey hacimli bir özel sayı çıkardığını hatırlıyoruz. Emekli büyükelçi Gündüz Aktan, Hasan Ünal, Nur Vergin, Yaşar Nuri Öztürk, Sönmez Kutlu, Ahmet Yaşar Ocak, Mehmet Fatih Şeker gibi kamuoyunun tanıdığı ve bildiği isimler kadar; akademi muhitlerinde ilâhiyat, tarih, sosyoloji, hatta uluslar arası ilişkiler bölümlerinden sayısını bilemediğimiz miktarda uzman ve ilgili konu etrafında fikir serdettiler. Devlet bürokrasisi indinde; diyanet, askerî cenah, diplomatlar, birçok vali, müsteşar da konuya kayıtsız kalamadı.
Başlangıçta itiraz edenlerin birçoğu zamanla ortaya koyduğunuz görüşü şu veya bu yönüyle kabullenerek zıt uçlardan merkeze doğru yaklaştılar. Şu anda görüyoruz ki; ilginç bir biçimde, siz açıktan bir savunmayla ortaya koyduğunuz açıklama modelini benimsetmeye çalışmamış da olsanız, görüşlerinizin âdetâ devletin resmî ideolojisiyle yarışır hale geldiğini söylemek bir abartı olmaz sanırım. Doğrusu bir fikir adamı veya akademisyen bakımından, ortaya koyduğu tezin, fikrin bu derece yaygın ve hem iktidar hem muhalefet cenahlarında kalıcı tesirlere ulaşması, bizim akademik tarihimiz bakımından çok sık görülen bir örnek değil. Yaptığınız çalışma Köprülü’nün İlk Mutasavvıflar’ı, Ömer Lütfi Barkan’ın “Kolonizatör Türk Dervişleri” konulu çalışmalarını bile aşan yaygınlıkta ilginç bir kabule mazhar oldu.
Çok ilginç bir durum var. Hiçbir merkezî koordinasyon olmadan, bambaşka cenah ve grupların içinden çıkan pek çok insan, çerçevesini sizin belirlediğiniz fikrin içini doldurma adına mesâî sarfettiler. Tezinizin gün geçtikçe Türk aydınları arasında çok özlenen bir mutabakat terkîbi aşamasına doğru ilerlediğini seyrediyoruz. Evet siz bir önceki sorumuza verdiğiniz cevapta söylediğiniz üzere, konunun alt başlıkları ile ilgili bilim ve disiplinlerde yetkin olmadığınız yolundaki mütevâzı ifâdeleriniz bakımından haklı olabilirsiniz. Ama öngörüleriniz ve kurduğunuz model, sizin adınızı bile zikretmeyen bir çok yardımcı eliyle ikmal olunuyor. Bu açıklamaları aşağıdaki soruları sorabilmek için yaptım.
Değerli Hocam öncelikle;
I- Karşılaştığı bütün itirazlara rağmen Türk Müslümanlığı ifâdesinin tuttuğunu görüyoruz. Bize bu tanımı neden tercih ettiğinizi açıklar mısınız?
II- Herhangi bir menfaat grubu, siyâsî grup, cemaat, tarîkat, derin güç desteği olmadan sizin naif şartlarınızda zaman zaman çok yıpratıcı olabilecek itiraz ve eleştiriler karşısında bozguna uğramayıp moral kaybetmeden bunca yıl direnebilmenizi neye borçlusunuz?

Böyle böyle sorular!..

Muzaffer Metintaş dostumuzun Kırmızılar Hareketi adına talepkâr olduğu nehir söyleşi kitabı üzerinde çalışıyoruz efendim. İnşaallah önümüzdeki aylarda ele gelecek.

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. "TÖRE'NİN TÜRK'Ü TÜRK'ÜN MÜSLÜMANLIĞI"
  2. ANLAMA ve İNANMADA TAKLİT İMKANSIZDIR!
  3. KENDÜDE SENİ BULAN KANCARU SEFER ETSİN
  4. "DİNLİ DER DİNSİZ BİZE, DİNSİZ LEVM EDER BİZİ! BİZ NE ONDAN BUNDANIZ, HEM DE ONDAN BUNDANIZ"
  5. Said Başer yazdı: Zihniyetine düşman cesedine âşık! (05.09.2017
  6. AYIP AYIP AYIP AYIP...
  7. HAYIRLI OLSUN!
  8. "TANIK" OLMALI
  9. ŞEHÂDET TEMELLİ  TECRÜBE VE ŞEHÂDETSİZ UĞUNTULAR
  10. KARANLIK AYDIN!
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz