Ad
204

DOKTOR Sait BAŞER

"DİNLİ DER DİNSİZ BİZE, DİNSİZ LEVM EDER BİZİ! BİZ NE ONDAN BUNDANIZ, HEM DE ONDAN BUNDANIZ"

Bugün 8 Temmuz 2019!
Büyük bir mânâ adamı Kenân Rifâî'nin göçüşünden bu yana 69 sene geçmiş. Arkasında bıraktığı öğrencileri arasında Sâmiha Ayverdi hanımefendi başta olmak üzere kuvvetli bir kuşak bulunduğunu söyleyebiliriz. 
...
Ancak ne yazık ki bir çok gerçek değerin başına gelenden o da kurtulamadı.
İsminin etrafında toplanmış zümreler, onu ve düşünüş-inanış üslûbunu şuurla taşımak, o "düşünüş"ü yeniden yeniden üreterek yürütmek yerine; ikinci, üçüncü kuşakta bir "kof gurur"a fedâ etmeyi, "dışarıda"ki(!) zavallı kalabalıklara "gösteriş ve öğünme metâı" olarak teşhir etmeyi seçtiler! 
Elbette bu "öğünme" akademik bir kalıba dökülmüş, "etraf"a yaldızlı ambalajlarla sunulmuştur!
Eee o kadarını yapabilecek kadar fikir harmanı âşinâlıkları vardır!
O büyük gönül, o büyük muhâkeme, bizim Müceddidîler'e dönük tenkitlerimizdeki "ezber" âfetine uğradı ve âdetâ çocuksu bir "oyuncak gösteri konusu" oldu!
Konu komşuya teşhir edilen bir "cici"!

"Temsil" edilemedi! 
Fikri yürütülemedi! 
İsmi etrafında görünen bâzı adamlar da günün ideolojik tutumları derekesinde buluşarak, aralarında âdetâ bir "yeni aşiret" gibi davranır oldular...
Sâmiha Ayverdi'den sonraki fikrî atâlet, etrâfındakilerde gittikçe daha da belirginleşen seviye, aşk ve şevk kaybı, ismi etrafında görünenlerce onun fikrini "anlayıp", "yürütmek" yerine, ardında bıraktığı gerçekten değerli mirası üzerinden bir itibar ve statü imkanı olarak kullanılmıştır.
O muazzam tefekkür adamının ilkeleriyle, hedefleriyle, ülküleriyle yürümek yerine, ya kendilerini "sosyete nezdinde küçük düşmekten alıkoyan bir kamuflaj malzemesi"ne veyâ "İslâmcı İktidâra modern görüntü verme fırsatı" sunarak statü devşirme fırsatına çevirdiler...
Çünkü o meşhur ifâdesindeki:

"-Dinli der dinsiz bize, dinsiz levm eder bizi! Biz ne ondan bundanız, hem de ondan bundanız"

tesbitinde gayet veciz söylediği gibi, dinli ile de dinsiz ile de bir yerde buluşma(veyâ zıt düşme!) imkânı sunuyordu.

Çünkü "İhlâs ile şimdideki hikmetin hizmetinde" iseniz, dinli de dinsiz de eski kalıplarını sarstığınız için sizden rahatsız olurlardı! Oysa o "sarsma"yı bırakıp, onların yöntemiyle, "daha tâze de olsa" benzer bir "EZBER DİLİ"ne dönerseniz, bu defâ her iki cenah ta size kucak açabilirlerdi!
İşte "bağlıları"ndan bir kısmı Müceddidî ezbere, bir kısmı da "lâik ezber"e kolayca intibak ediyor ve itibar görebiliyorlar!
...
Esâsen geleceğe yolculuğunda Türk toplumu için muazzam bir "yol azığı çantası" denilebilecek, hem milletin tarihiyle, hem gün ile barışık, hem geleceğe epeyce zaman yetecek bir irfan dağarcığı hazırlayıp bırakmıştı.
İnşaallah o büyük emek, büyük kınanmalar göğüslenerek hazırlanmış Tevhidî hayat formülü zâyi olmaz...
Seçilmiş "Sekiz Temmuz Piknikçileri"nin canı acır mı bilmem, ama üzerlerindeki vebâli tez zamanda fark etseler hem kendilerine hem Kendileri'ne, hem Ümmet-i Muhammed'e hayırlı olur!

Rûhun şâd olsun büyük ârif!

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. KENDÜDE SENİ BULAN KANCARU SEFER ETSİN
  2. "DİNLİ DER DİNSİZ BİZE, DİNSİZ LEVM EDER BİZİ! BİZ NE ONDAN BUNDANIZ, HEM DE ONDAN BUNDANIZ"
  3. Said Başer yazdı: Zihniyetine düşman cesedine âşık! (05.09.2017
  4. AYIP AYIP AYIP AYIP...
  5. HAYIRLI OLSUN!
  6. "TANIK" OLMALI
  7. ŞEHÂDET TEMELLİ  TECRÜBE VE ŞEHÂDETSİZ UĞUNTULAR
  8. KARANLIK AYDIN!
  9. SELAM SÖYLE
  10. BU ÜLKE AYDINI TÜRK'E NEDEN DÜŞMANDIR?
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz