Ad
203

Prof.Dr Nurullah ÇETİN

ŞEHİT MUHSİN, POLİTİKA DEĞİL, SİYASET ADAMIYDI.

ŞEHİT MUHSİN, POLİTİKA DEĞİL, SİYASET ADAMIYDI.
Nurullah Çetin

Bundan tam 10 yıl önce 25 Mart 2009 günü Muhsin Yazıcıoğlu adlı bir Türk yiğidi, Sivas yiğidosu, Haçlı Siyonist ruhlu Amerikan emperyalizminin Türkiye ve diğer İslam ülkeleri üzerindeki şeytani tezgâhı olan Büyük Orta Doğu Projesinin figüranı olmayı reddettiği için alçakça katledildi.

Türkiye ve diğer İslam ülkelerinin parçalanıp paylaşılması, birleşik bir güç olmaktan çıkarılıp darmadağınık edilerek yağmalanması, sömürülmesi, bütün Müslümanların köleleştirilmesi, tarihten tasfiye edilmesi ve bizzat İslam’ın silinmesi projesi olan Büyük Orta Doğu Projesi kendisine teklif edildiğinde yiğit Türk Beyi Muhsin:

“Zaman ve hadiseler bana öğretti ki, Amerika’nın desteklediği bir siyasetle millete hizmet edilmiyor. Amerika hep kendine hizmet ettirir.” Diyerek kesin olarak reddetmişti. Sivas’ın helal süt emmiş Müslüman Türk evladı Muhsin’in bu tavrı, onun memleketinde, 4 Eylül 1919 günü Sivas’ta toplanan büyük ve kutlu millî kongrede Türkiye için Amerikan mandası teklif edildiğinde Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün “manda ve himaye kabul edilemez” ilkesiyle formüle edilen kesin tavrı ile aynıydı.

Muhsin, mandacı Wilson Prensipleri Cemiyeti üyesi olmayı değil, istiklalci Atatürk’ün hayrülhalefi olmayı seçmişti.
ABD, İngiltere ve İsrail projesi olan Büyük Orta Doğu Projesinin 3 temel amacı vardır:

1.İsrail’in güvenliğini sağlamak. Yani Arabistan’ın kral bozuntusu iblisinin dediği gibi, “Amerika babamız, İsrail ağabeyimiz” dememizi istemişlerdi.

2.İslam ülkelerinin sınırlarının değişmesi. Yani etnik, mezhep, hayat tarzı, coğrafya farklılıklarına göre bölünüp parçalanması. Demokratikleşme adı altında PKK’nın her türlü azgınlığına, eşkiyalığına, silahlı ayaklanmasına ses çıkarmamak, göz yummak.

3.İslam’ın yeniden yorumlanması. Yani dinlerarası diyalog ve hoşgörü tuzaklarıyla İslam’ın tek hak din olmaktan çıkarılması, önce Yahudilik ve Hristiyanlıkla harmanlanıp, sonra silinmesi.
İşte Muhsin bu büyük gâvur tuzağına düşmediği için cennete gönderildi.

Muhsin, politika değil siyaset adamıydı. O, günlük kişisel ihtiras manivelası olan pis politika adamı değil, bütün zamanlar ve mekanlara hükmeden evrensel Türk-İslam siyaseti davasının bir fedaisi idi. O sürekli değişen, zamanın şartlarına göre renkten renge giren günlük parti politikalarının alavere dalaverelerine uymayan, her türlü güncel politika şeytanlıklarına ve cinliklerine gelmeyen fıtratta bir serdengeçti idi.

Zira eğilmeyi, bükülmeyi, kılıktan kılığa girmeyi, bugün söylediğinin yarın tam tersini söylemeyi ya da yapmayı beceremeyen bir beceriksizdi.

"İki saniye sonrasına garantimiz olmayan bir hayatımız için fırıldak olmaya gerek yok" diyen Muhsin, yay olmayı bir türlü beceremeyen bir oktu. O, manevra kabiliyeti olmayan, hep hücum hattında kalan bir savaşçıydı.

O, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hud, 112) ayetine mazhar olan, düz söyleyen, düz duran ve düz yaşayan bir elif idi. O, haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı tercih etmişti.

O, hesabî değil hasbî idi.
O, kendi varlığını Türk milletinin varlığında eritmiş bir millet mistiği idi.

O, bir alperendi. Türk kimliğiyle alp, Müslüman kimliğiyle erendi. O Müslüman Türk idi. Milliyetiyle dinini ayırmayan, Türklük adına İslam, İslam adına Türk düşmanı olmayan bir Türk-İslam milliyetçisiydi. O, Yavuz bilekli, Yunus yürekli idi. Maturidî gibi düşünür, Yesevi gibi yaşardı.

O, Komünist, liberal, enternasyonal, kozmopolit, Ermenici, Rumcu, PKK’cı gibi bilumum Türk ve İslam düşmanlarının işgal ve istila tehdidi altındaki Anadolu’yu atası Alparslan gibi yeniden fetih rüyası gören bir Müslüman Türk beyi idi.

O, dünyanın her yerine çil yavrusu gibi dağılmış olan bütün Türkleri birleştirip ataları Mete Han, Bilge Kağan, Alparslan, Osman Bey, Yavuz, Kanuni, Fatih Sultan Mehmet, Timur, Atatürk gibi Turan Türk Birliğini kurarak milletimizi yeniden tarihin efendisi yapma derdiyle dertlenen ve “insan hayal ettiği müddetçe yaşar” düşleri kuran bir kızılelma ülkücüsüydü.

Dileğimiz odur ki Muhsin’in gömüldüğü karlar altından yeni Muhsin kardelenleri çıksın.(25.03.2019)

Ad

Yazarın Diğer Yazıları

  1. RUSTAÎ HAYAT ÖZLEMİ
  2. HERKES GİDER TERSİNE, HOCA GİDER ERCESİNE
  3. BUGÜN TÜRK DİL BAYRAMI
  4. KENDİ GİTTİ, GÜNÜ KALDI YADİGÂR
  5. İSLAM’LA SAVAŞTA YENİ VE ETKİLİ BİR YÖNTEM
  6. İŞÇİ BAYRAMI DEĞİL, İŞÇİ SÖMÜRÜSÜ
  7. İSTİKLÂL VE CUMHURİYETİ KURTARMA RUHU: 23 NİSAN 1920 BİLİNCİ
  8. SIRADANLAŞAN BERATTAN, BERAT SIRLARINA YÜKSELME İRADESİ
  9. GERÇEK KAHRAMAN FİGÜRÜ BEYANINDADIR.
  10. STOCKHOLM SENDROMU’NA YAKALANAN BİR MANKURT ÖRNEĞİ: SONİA KRİMİ
  11. Yazarın Tüm Yazıları

Yorum Yaz