Sağlık Örgütlerinden Uyarı: “Bilanço Ağırlaşıyor”

‘‘Sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkı, mahpuslar için de en temel haktır.

Sağlık Örgütlerinden Uyarı: “Bilanço Ağırlaşıyor”

Diyarbakır’da bulunan sağlık meslek örgütleri tarafından oluşturulan Diyarbakır Sağlık Platformu, Corona virüsü salgınında bilançonun ağırlaştığı uyarısı yaptı. Platformdan yapılan açıklamada tehlikenin henüz geçmediğine dikkat çekildi.

Diyarbakır’da bünyesinde Tabip Odası, Diş Hekimleri Odası, Eczacılar Odası ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) gibi sivil toplum kuruluşlarını bulunduran Diyarbakır Sağlık Platformu, Corona virüsü salgınındaki son gelişmeleri paylaşmak amacıyla basın toplantısı düzenledi.

İnternet ortamında düzenlenen toplantıda ilk sözü alan Tabip Odası Başkanı Şerif Demir, normalleşme süreciyle birlikte vakaların yeniden arttığına dikkat çekti. Demir, “Salgının ülkedeki boyutu hiç kimse tarafından bilinmemektedir ve salgının bilançosu her geçen gün ağırlaşmakta, halen onlarca yurttaşımızı bu hastalık nedeniyle kaybetmekteyiz. 1 Haziran itibariyle Diyarbakır’da Covid-19 nedeni ile yatarak tedavi alan hastaların sayısı 200’ü geçmiş, pandeminin başlangıcından bugüne kadar Diyarbakır’da hastanelerde takip edilen en yüksek hasta sayısına ulaşılmıştır. İktidarın ekonomik kaygıları halkın sağlığının önüne geçmiş, ‘‘normalleşme’’ adı altında toplum bağışıklığı kararı verilmiştir, dolayısıyla salgın tehlikesi toplum sağlığını tehdit etmeye devam etmektedir” dedi.

Uyarıların dikkate alınmadığını söyleyen Demir, normalleşme sürecinde alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

  • ‘‘Tüm uyarılara rağmen ilimizde de bunun öneminin yeterince anlaşılamadığı, günlük yaşam içerisinde bu kurallara dikkat edilmediği gözlemlenmektedir. İlimizde de COVİD-19 pozitif vakaların artışı göz önüne alındığında maske takılması,kKişisel hijyen kurallarına uyulması ve fiziksel mesafenin korunmasının pandemiyi önlemedeki rolünü bir kez daha önemle hatırlatıyoruz.”
  • ‘‘Ülkeyi yönetenlere sosyal devlet anlayışının salgının özel olarak mağdur ettiği bütün yurttaşları gözetmesini, asgari yaşam ihtiyaçları için maddi olarak desteklenmelerinin salgın ile mücadeledeki önemini bir kez daha hatırlatıyoruz.”
  • ‘‘Covid-19 testi pozitif gelen hastaların ve klinik, radyolojik olarak Covid-19 olduğundan şüphelenilen olası vakaların temasta olduğu kişilere ulaşımın sağlanması, bilgilendirme yapılması ve bu kişilerin teste tabi tutulması aksatılmadan devam edilmelidir.”
  • ‘‘Bir kez daha tüm sürecin şeffaf bir biçimde koordinasyon içerisinde yürütülmesi gerektiğine ilişkin talebimizi yeniliyor, il düzeyinde var olan il pandemi kuruluna ve sürecin tüm planlanma aşamalarına sağlık platformunun temsilcileri de alınmasının gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.”
  • ‘‘Hastalıkla en ön safta mücadele eden sağlıkçılar en büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Toplum sağlığını korumanın ancak sağlık çalışanlarının sağlığının korunmasıyla mümkün olabileceği unutulmadan sağlık çalışanlarının nitelikli ve eksiksiz kişisel koruyucu ekipmanları sağlanmalı, çalışma koşulları uygun bir biçimde düzenlenmelidir.”
  • ‘‘Sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkı, mahpuslar için de en temel haktır. Bu nedenle cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin de sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam haklarının korunması, tüm hukuk devletlerinde yasal güvence altındadır ve bu hakkın korunması için gerekli önlemlerin alınması devletlerin sorumluluğundadır. Cezaevine girmiş bir kişi alıkonulma nedeni ne olursa olsun, sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkından mahrum bırakılamayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz.”
  • ‘‘Hastalıkla en ön safta mücadele eden sağlıkçılar arasında yaratılan ek ödeme eşitsizliği giderilmeli, sağlık hizmet sunumunun bir ekip işi olduğu unutulmadan ek ödemelerde adalet sağlanmalıdır.”
  • ‘‘Açık-kapalı tüm çalışma ve sosyal yaşam alanlarının yeniden açılma dönemine uygun, bilimsel rehberlerin önerileri doğrultusunda düzenlenmesi, gerekli planlamalarının devlet tarafından yapılması gerekir.”
  • ‘‘Hala salgın tehlikesi devam etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa direktörü tarafından da ifade edildiği gibi Türkiye, salgında vaka artışı olan ilk 5 ülke arasında 3. sıradadır. 1. dalga henüz bitmeden yeni piklerle karşı karşıyayız. Salgın yönetimi ekonomik kaygılarla değil epidemiyolojik veriler doğrultusunda bilimsel yöntemlere uygun olmalıdır. Toplumun büyük bir kısmının yeni Corona virüsüne karşı duyarlı olduğunu unutmadan bulaştırıcılığı engelleyecek tedbirlere titizlikle uymalarının önemli olduğunu vurgulamak istiyoruz.”

Demir, Diyarbakır’da 97 sağlık çalışanının enfekte olduğunu da sözlerine ekledi.
Daha sonra söz alan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya ise salgının yaygın olduğu Nisan ayında bile bu kadar fazla hasta olmadığını söyledi. Yerlikaya, “Normalleşme olduğu dönemde vakalar bu kadar arttı. Yaz aylarında hastalık yok olmayacak. Eylül, Ekim için kaygılıyız. Etkin tedavi ve aşı olmadığı için tehdit olmaya devam edecek. Çok fazla hastayla karşı karşıya kalabiliriz. Bu hastalığı önlemek mümkünken kötü sonuçla karşılaşıp başa dönebiliriz. Toplumun yaşamını buna göre dizayn etmesinde yarar olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Diyarbakır’da hafta sonu Serap Güzeli mahallesinde bir kişide Corona virüsü tespit edilmesinin hemen ardından filyasyon ekiplerinin mahallede yaptığı çalışmada, aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 54 kişide daha virüs tespit edildi. İncelemenin ardından karantinaya alınan mahalleye giriş çıkışlar kapatıldı. Bağlar ilçesinde de 6 kişilik ailede virüs tespit edilmesi üzerine ailenin oturduğu 4 katlı apartman, karantinaya alındı.

https://www.amerikaninsesi.com/a/saglik-orgutlerinden-uyari-bilanco-agirlasiyor/5445941.html