Ad

Türkiye İnsani Gelişme Endeksi’nde 64. oldu

73929

Türkiye’nin 2015 İnsani Gelişme Endeksi (İGE) değeri 0.791 oldu. Bu değerle Türkiye, yüksek insani gelişme kategorisinde yer aldı ve 188 ülke ve bölge arasında 64. oldu.

2018 İnsani Gelişme Endeksi İstatistiksel Güncellemesi'ne göre bu yıl en yüksek İnsani Gelişme Endeksi değerine sahip olan ilk üç ülke Norveç (0.953), İsviçre (0.944) ve Avustralya (0.939) olurken, en düşük İnsani Gelişme Endeksi değerine sahip olan üç ülke ise Güney Sudan (0.388), Orta Afrika Cumhuriyeti (0.367) ve Nijer (0.354) oldu.

UNDP’nin düzenli olarak yayınladığı başlıca endeksi İnsani Gelişme Endeksi’ni (İGE) içeren “İnsani Gelişme Endeksleri ve Göstergeleri: 2018 İstatistiksel Güncellemesi” yayınlandı. 2018 İstatistiksel Güncellemesi, mevcut durumun yanı sıra uzun vadeli eğilimlerin özetlerini de içerecek şekilde, insani gelişmenin durumu hakkında bilgi sağlıyor.

Türkiye 2015 raporunda yer alan İGE’de 0.761 puan ile 188 ülke ve bölge içinde 72. Sırada, 2016 raporundaki İGE’de ise 0.767 puanla 188 ülke ve bölge arasında 71. sırada yer almıştı. Son gelen istatistiksel güncellemenin ardından Türkiye 0.791 puan ile 64. oldu. Ancak metodoloji değişikliği sebebiyle sıralamalar yıldan yıla kıyaslanamıyor.

Türkiye’nin İnsani Gelişme Endeksi değeri 1990 yılından bu yana %36.6 artışla 0.579’dan 0.791’e yükseldi. Aynı tarihler arasında doğumda beklenen yaşam süresi 11.7 yıl, beklenen öğrenim süresi 6.3 yıl, brüt milli gelir ise %121.2 artış gösterdi.

 

Eşitsizlik hesaba katıldığında Türkiye’nin İGE değeri %15,4 kayba uğruyor

İnsani gelişmede eşitsizlik farkı düşüldüğünde, Türkiye’nin değeri boyut endekslerinin dağılımındaki eşitsizliğe bağlı olarak %15,4’lük bir kayıpla 0,669’a düşüyor. Türkiye, ayrıca eşitsizlik nedeniyle, İnsani Gelişme Endeksi değerinde, kendi bölgesinde yapılan sıralamada geriye düşüyor.

 

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksinde Türkiye 0.317 değeri ile 69. Sırada yer alıyor. Bu endeks üreme sağlığı, kadının güçlendirilmesi ve ekonomik etkinlik değerleri üzerinden hesaplanıyor.

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksine göre meclisin %14.6’sını kadınlar oluşturuyor (2017 verileri). Yetişkin kadınlar arasında en az orta öğrenim görmüş olanların oranı %44,9 iken, bu oran erkeklerde %66.

Her 100.000 canlı doğumda 16 kadın hayatını kaybediyor ve ergenler arasındaki doğurganlık oranı ise 15-19 yaşları arasındaki her 1000 kadında 25,8 olarak dikkati çekiyor. Kadınların işgücü piyasasına katılım oranı %32,4 iken, erkeklerde %71,9 düzeyinde seyrediyor.


Rapor Hakkında:

İnsani gelişme, sadece ekonomilerin zenginliğinin değil, insan hayatlarının zenginliğinin de artırılmasına odaklanan bir kavram. Bu yaklaşım, insanlara ve onlara sunulan seçenekler ile fırsatlara odaklanıyor. İnsani Gelişme Raporları, bu yaklaşımı insanlığın sürdürülebilir ilerlemeyi sağlama yolunda karşı karşıya olduğu en acil güçlüklerin bir kısmının analiz edilmesinde kullanıyor. Rapor aşağıdaki konular hakkında analitik bilgi sağlıyor.

  • İnsani Gelişme Endeksi, bu yıl 189 ülke için hesaplandı ve ülkeleri sağlık, eğitim ve gelir olmak üzere insani gelişmenin temel boyutlarında kaydettikleri ilerlemeye göre sıralıyor.
  • İnsani Gelişme Endeksi Eğilimleri, 1990-2017 döneminde İGE’de oluşan değişiklikleri vurguluyor, hangi ülkelerin insani gelişmede daha fazla ilerleme kaydettiğini, hangilerinin sorunlar yaşadığını gösteriyor, öte yanda da uzun vadeli eğilimlerin analiz edilmesine imkan tanıyor.
  • Eşitsizliğe Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi, 151 ülke için hesaplandı ve kendi nüfusu içinde sağlık, eğitim ve gelir dağılımı bakımından en çok ve en az eşitsizlik içeren ülkeleri ortaya koyuyor.
  • Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi, 164 ülkede erkekler ve kadınlar arasında insani gelişme farklarını ortaya koyuyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi ise, 160 ülkede sağlık, güç ve ekonomik statü bakımından toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikleri ortaya koyuyor.
  • Beş yeni istatistik gösterge panosu: 1) İnsani gelişme kalitesi; 2) yaşam boyu toplumsal cinsiyet farkı; 3) kadının güçlenmesi; 4) çevresel sürdürülebilirlik; ve 5) sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik.
Ad

Yorum Yaz