Ad

Uzmanlar okul döneminde bağışıklık güçlendirmek için propolis öneriyor

73908

İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent'ten Gıda Yüksek Mühendisi Arı Ürünleri Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı okul döneminde propolis kullanımına dikkat çekti

Okullar açıldı, anne-babaları, sık hastalanan çocuklarının telaşı sardı. Özellikle bu dönemde dünya çapında yeni trend, propolis kullanımı da ön plana çıktı. Propolis, düzenli kullanımda çocukları enfeksiyonlara karşı korurken vücudun bakteriler ve mikroplarla savaşmasına destek oluyor.

Propolis ayrıca dünyada bilinen en güçlü antioksidanlardan… Propolis güçlü antimikrobiyal etkisiyle bakteri, mantar ve virüslerle savaşıyor. Propolis düzenli tüketildiğinde bağışıklığın güçlenmesine ve hastalanma sıklığının azalmasına yardımcı oluyor. Çocukların da okul döneminde en büyük destekçisi…

İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent'ten Gıda Yüksek Mühendisi Arı Ürünleri Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı, propolis ve faydalarını anlattı:

 

Bağışıklığı güçlendirmek için doğal çözüm

"Çocuklar okul döneminin başlamasıyla sık sık hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalanma sıklığını azaltmak için vücudumuza antioksidan takviyesi yapmalıyız. Burada propolisin önemi büyük...

Propolis dünyada bilinen en güçlü antioksidanlar arasında. Yapılan pek çok bilimsel çalışmada, propolisin bağışıklığı düzenleyici, antibakteriyel, antiviral, antifungal, antitümör, antienflamatuvar etkilerinin olduğu ve bunun bileşiminde yer alan kafeik asit fenetil ester, artepillin C, apigenin, krisin, galangin, pinosembrin kafeik asit gibi fenolik flavonoid bileşenlerden kaynaklandığı ortaya konulmuştur. Propolis vücutta B ve T lenfositleri aktive ederek antikor üretimini arttırmakta ve böylece doğrudan bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olmaktadır. İncelemelerde, antibiyotiklerle kullanıldığında sinerjistik etki gösterdiği de biliniyor.”

 

  • Propolis nedir?

Arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladıkları, çok güçlü antioksidan ve antimikrobiyal etkilere sahip, tamamen doğal bir arı ürünüdür. Arılar tarafından, kovandaki mikropları yok etmek ve sterilizasyon için kullanılır. Doğru işlendiği takdirde, insan vücudunda da aynı etkileri gösterir. Virüs ve bakterileri yok ederek, hastalıklarla savaşır. Sonbaharın gelişi ve okulların açılmasıyla, mikrobiyal enfeksiyonlar da artıyor. Propolis, sık hastalanan çocukların bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve hastalıklara karşı korunmalarına yardımcı oluyor.

 

  • Antioksidan nedir?

Vücudumuzda her gün serbest radikaller üretilir. Bunlar, otoimmun rahatsızlıklar ve kansere kadar hücreye pek çok zarar vermektedir. Antioksidanlar bu serbest radikallerin vücudumuza vereceği zararları önler. Günlük antioksidan ihtiyacının karşılanması için, her gün en az 5 porsiyon meyve-sebze ve 6 porsiyon tahıl tüketilmesi önerilmektedir.

 

ÇİN ÜRÜNLERİNE DİKKAT !

  • Her propolis aynı mıdır?

Ne yazık ki propolis, ülkemize çoğunlukla Çin'den ithal ediliyor. Çin'den gelen ürünlerde katkı kalıntı sorunları mevcut, saf değiller. Bunları analiz ettiğimizde ağaçların yaprak, sap ve tomurcuklarının toz haline getirilerek katılmış olduğunu, maltodekstrin, silikon dioksit gibi dolgu ve katkı maddeleriyle propolisin çoğaltıldığını tespit ettik. Bunlar alerjik etki yapabiliyor. Maalesef ürün etiketleri de doğru değil. Bu anlamda tüketici aldatılıyor. Her propolis aynı değil. Propolisin faydalı etkilerinden bahsedebilmemiz için doğru koşullarda üretilmiş ve işlenmiş olması gerekiyor. İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü ve İstanbul Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü'yle yürüttüğümüz çalışmada; Brezilya, Çin, Arjantin ve Türkiye'de üretilen propolislerin meme kanseri üzerine etkilerini araştırdık. Türkiye'de Anadolu propolisini arıcılara ürettirdik ve İTÜ ARI Teknokent laboratuvarlarında özütleyerek kullandık. Türkiye'de üretilen propolis, kanser hücreleri üzerine öldürücü bir etki yaparken, sağlıklı dokuya hiçbir zarar vermedi. Ayrıca çok özel bir antioksidan profiline sahip olduğunu ve antimikrobiyal, antitümör aktivitesinin daha yüksek olduğunu gördük. Bu da Anadolu propolisini çok özel kılıyor...

 

  • Arı sütü nedir, faydaları nelerdir?

Arı sütü ise, yine arılar tarafından üretilen, propolis ve baldan tamamen farklı bir arı ürünüdür. Arı sütü anne sütü gibi aslında… Arılar bu ürünü, yavru arıları beslemek için kendi vücutlarından salgılar. Arı sütü aynı zamanda kovandaki kraliçe arının yaşam boyu kullandığı besin maddesidir. Kovandaki işçi arılar yalnızca 45 gün yaşarken; hayatı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arı 5-7 yıl arası yaşayabilmektedir. Buradan arı sütünün etkilerini çıkarmak mümkün… Arı sütü, doğal bir enerji ve zindelik kaynağı gibi düşünülebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda düzenli arı sütü tüketiminin çocuklarda bedensel ve zihinsel gelişmeyi desteklediği, beyin aktivitesini geliştirici etkilerinin bulunduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca, düzenli arı sütü tüketiminin ciltte kolajen sentezini arttırdığı, bunun yanı sıra kadınlarda yumurta sayısı, erkeklerde de sperm kalitesini arttırarak doğurganlık üzerine etkilerinin bulunduğu yapılan bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. Arı sütü, performans ve zindeliği arttırarak gün içerisinde kendinizi daha enerjik hissetmenize yardımcı olur. Özellikle, spor öncesi kullanıldığında etkilerini bizzat kendiniz gözlemleyebilirsiniz…

 

  • Ham bal nedir, farkı nedir?

Ham bal ise, kovandan çıktığı haliyle tüketime sunulan doğal baldır; pastörize ve filtre edilmemiştir. Pastörizasyon, yani yüksek sıcaklıklara ısıtma işlemi, aslında bal için gerekli bir işlem değil. Yapılmasının sebebi ise balın kristalleşmesini önlemek. Halbuki balın kristalleşmesi son derece doğaldır ve önlenmesine gerek yoktur. Pastörizasyon balın içerisindeki bazı enzimlerin ve fenolik ve flavonoid yapıdaki bazı değerli bileşenlerin azalmasına neden olur; filtrasyon ise balın içerisindeki polenlerin azalmasına neden olur. Ham bal, pastörize ve polenleri tutacak şekilde filtre edilmediğinden besin içeriği tüm doğallığıyla korunur. Ham bal, bu haliyle antibakteriyel aktivite gösterir.Burada bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Ham bal, yüksek sıcaklıklara ısıtılmadığından ve polenleri filtre edilmediğinden doğal olarak kristalleşme görülebilir. Balın kristalleşmesi tamamen doğal bir olaydır. Kristalleşmiş balın tüketilmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Ad

Yorum Yaz